Bakırköy, Cevizlik · Huban Sok. No: 25 Pazartesi – Cuma 09.00 – 20.00 · Cumartesi 09.00 – 19.00 0553 061 47 45

Duygusal Sağlık

Akran Zorbalığı: Çocuğunuz Zorbalığa Uğruyorsa Ne Yapmalısınız?

Akran zorbalığı nedir, şaka ve çatışmadan nasıl ayrılır? Türlerini, uyarı işaretlerini, çocuğunuz anlattığında söylenecekleri, okulla görüşme adımlarını ve uzman desteğini anlattık.

Kısaca

Akran zorbalığı, bir çocuğun akranlarından biri ya da birkaçı tarafından zaman içinde tekrar eden, kasıtlı ve güç dengesizliğine dayanan olumsuz davranışlara maruz kalmasıdır. Fiziksel, sözel, ilişkisel ve siber biçimlerde görülebilir. Çocuğun anlattıklarını ciddiye almak, okulla iş birliği yapmak ve duygusal desteği sürdürmek ailenin en önemli adımlarıdır.

Akran zorbalığı nedir, şaka ve çatışmadan nasıl ayrılır?

Akran zorbalığı, bir çocuğun yaşıtı olan bir ya da birkaç çocuk tarafından zaman içinde tekrar eden, bilerek yapılan ve güç dengesizliğine dayanan olumsuz davranışlara maruz kalmasıdır. Tek seferlik bir kavga ya da yaşıtlar arasındaki sıradan bir anlaşmazlık, bu tanıma tek başına girmez.

Ayrımı yapmak her zaman kolay değildir; çünkü zorbalık çoğu zaman “şaka yapıyorduk” ya da “oyun oynuyorduk” kılığında ortaya çıkar. Aşağıdaki tablo üç durumu birbirinden ayırmanıza yardımcı olacak genel bir çerçeve sunar.

ÖlçütŞakaÇatışma (anlaşmazlık)Zorbalık
AmaçEğlenmek; iki taraf da gülebilirBir isteği, oyuncağı ya da fikri paylaşamamakKarşısındakini incitmek, küçük düşürmek ya da dışlamak
Güç dengesiTaraflar eşitTaraflar genellikle eşit güçteBir taraf daha güçlü, kalabalık ya da popüler; diğeri kendini savunamıyor
SıklıkAra sıra, karşılıklıTek seferlik ya da konuya bağlıTekrar eder, düzenli bir örüntüye dönüşür
Karşıdakinin tepkisiRahatsız olunca durulurİki taraf da tartışır, çoğu zaman uzlaşılır“Dur” denmesine rağmen sürer; çocuk korkar, çekinir ya da suskunlaşır
Sonrasındaİlişki bozulmazÇoğunlukla barışılırMağdur çocuk okuldan, arkadaşlardan ya da kendinden uzaklaşabilir

Pratik bir ölçüt şudur: Davranış tekrar ediyor, çocuk rahatsızlığını belli etmesine rağmen sürüyor ve çocuk karşı tarafla eşit bir konumda değilse, bunu sıradan bir çatışma olarak değil, ciddiye alınması gereken bir durum olarak değerlendirmek gerekir.

Akran zorbalığı hangi biçimlerde ortaya çıkar?

Akran zorbalığı dört ana biçimde görülür: fiziksel, sözel, ilişkisel ve siber zorbalık. Çoğu zaman bunlar birlikte yaşanır ve yalnızca görünür olanı fark etmek yetmez; özellikle ilişkisel ve siber zorbalık yetişkinlerin gözünden kolayca kaçabilir.

  • Fiziksel zorbalık: İtmek, vurmak, tekmelemek, eşyaları almak, saklamak ya da bozmak. En görünür biçimdir ve çoğu zaman beden üzerinde iz bırakır.
  • Sözel zorbalık: Lakap takmak, alay etmek, tehdit etmek, küfür ve aşağılayıcı sözler kullanmak. Çocuğun görünüşü, ailesi, aksanı ya da başarısı hedef alınabilir.
  • İlişkisel (sosyal) zorbalık: Çocuğu oyun gruplarından dışlamak, dedikodu ve söylenti yaymak, “Onunla konuşmayın” demek, arkadaşlıkları bilerek bozmak. Sessizce ilerlediği için fark edilmesi en zor olanıdır.
  • Siber zorbalık: Mesajlaşma uygulamalarında, oyunlarda ya da sosyal medyada hakaret etmek, utandırıcı görüntü paylaşmak, grup dışına atmak, sahte hesaplarla rahatsız etmek. Okul bittiğinde son bulmaz; çocuğa evde de ulaşır.

Siber zorbalığın evdeki ekran kullanımıyla bağlantısını ekran süresi yazımızda ele aldık. Çocuğunuzun çevrim içi ortamda neler yaşadığını yargılamadan konuşabileceğiniz bir ilişki kurmak, hem önlemenin hem de erken fark etmenin temelidir.

Çocuğunuzun zorbalığa uğradığını gösteren işaretler nelerdir?

Zorbalığa uğrayan çocuk çoğu zaman olanı kendiliğinden anlatmaz; utanç, korku ya da “Daha kötü olur” endişesi yüzünden sessiz kalabilir. Bu nedenle davranıştaki değişiklikler, anlatılan sözlerden daha öğretici olabilir. Bu işaretlerin hiçbiri tek başına zorbalık olduğunu göstermez; ancak birkaçı bir arada ve süreklilik gösteriyorsa konuşmak için iyi bir nedendir.

  • Okula gitmek istememe, sabahları karın ağrısı ya da baş ağrısı şikâyeti.
  • Okul yolunu ya da servisi değiştirmek isteme; teneffüsten, yemekhaneden, tuvaletten kaçınma.
  • Eşyalarının, harçlığının ya da kıyafetlerinin sık sık kaybolması ya da hasar görmesi; açıklanamayan çizik ve morluklar.
  • Arkadaşlarından söz etmeyi bırakma, davet almama ya da hiç arkadaşının kalmaması.
  • Telefona veya bilgisayara bakarken ya da mesaj geldiğinde huzursuzlaşma, cihazı aniden kapatma.
  • Uyku ve iştah değişiklikleri, kâbuslar, içe kapanma, öfke patlamaları ya da ağlamaya yatkınlık.
  • Ders başarısında beklenmedik düşüş, derse odaklanamama.
  • Kendisi için “Ben hiçbir işe yaramam”, “Kimse beni sevmiyor” gibi cümleler kurma.

Okula gitmek istememe tablosu zorbalık dışında başka nedenlerle de ortaya çıkabilir; bu konuyu okul reddi yazımızda ayrıca anlattık. Utangaçlık, sosyal kaygı ve zorbalık sonrası çekingenlik birbirine karışabildiği için utangaçlık ve sosyal kaygı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Çocuğunuz size zorbalığı anlattığında ne demeli, ne dememelisiniz?

Çocuğunuz zorbalığı anlattığında ilk ve en önemli görev, onu sakin bir şekilde dinlemek ve anlattıklarına inandığınızı hissettirmektir. İlk tepkiniz, çocuğun bundan sonra size anlatmaya devam edip etmeyeceğini belirler. Öfkenizi, endişenizi ya da suçlayıcı soruları çocuğun üzerine yüklemeden önce nefes alın.

SöyleyebileceklerinizSöylemekten kaçınmanız gerekenler
“Bana anlattığın için teşekkür ederim. Sana inanıyorum.”“Abartıyorsun, takma kafana.”
“Bu senin hatan değil. Kimse böyle davranılmayı hak etmez.”“Sen de bir şey yapmışsındır, yoksa neden seni seçsinler?”
“Bunu birlikte çözeceğiz; yalnız değilsin.”“Sen de ona vur, o zaman bir daha yapmaz.”
“Ne olduğunu, ne zaman ve nerede olduğunu anlatmak ister misin?”“Neden daha önce söylemedin?”
“Bundan sonra neler yapabileceğimizi seninle birlikte düşünelim.”“Ben yarın o çocuğun ailesini arayıp rezil edeceğim.”

Çocuğa “Sen de vur” demek ya da yetişkinin öfkeyle çocuğa karşı tavır almasını görmek durumu çoğu zaman yatıştırmaz; çocuğu iki ateş arasında bırakabilir. “Takma kafana” gibi cümleler ise çocuğun yaşadığının küçümsendiğini düşünmesine yol açar ve bir daha anlatmasını zorlaştırır.

Anlattıktan sonra çocuğunuza hemen çözüm dayatmak yerine ne istediğini sorun. Bazı çocuklar önce yalnızca dinlenmek ister. Okulla görüşmeden önce çocuğunuza bilgi verin ve onun endişelerini de dikkate alın; kendisine sorulmadan atılan adımlar çocukta kontrolü yitirme duygusu yaratabilir.

Okulla nasıl görüşmelisiniz?

Okulla görüşmenin amacı, olanları duygusal bir suçlamaya dönüştürmeden somut bilgiyle paylaşmak ve birlikte çözüm planı oluşturmaktır. Okullar zorbalıkla ilgili genellikle belirli bir sürece sahiptir; bu süreci başlatmak için aşağıdaki adımlar işinize yarayabilir.

  1. Bilgileri not alın. Çocuğunuzun anlattıklarını tarih, yer ve kişi adlarıyla yazın. Mesaj, ekran görüntüsü ya da fotoğraf gibi kanıtları saklayın ve silmeyin.
  2. Önce sınıf öğretmeniyle görüşme talep edin. Çoğu durumda ilk muhatap sınıf veya şube öğretmenidir. Randevuyu yazılı ya da telefonla isteyip sakin bir ortamda konuşmayı tercih edin.
  3. Somut ve sakin anlatın. “Zorbalık yapıyorlar” gibi genellemeler yerine “Son üç haftada teneffüste şu olaylar yaşandı” biçiminde olguları aktarın. Diğer çocuğu ya da ailesini suçlamaktan kaçının.
  4. Beklentinizi açıkça söyleyin. Gözetimin artırılmasını, çocuğunuzun güvenli hissedeceği bir yetişkinin belirlenmesini ve olayların izlenmesini isteyebilirsiniz.
  5. Okul rehberlik servisini sürece dahil edin. Rehber öğretmen hem çocuğunuzla hem de ilgili çocuklarla çalışabilir.
  6. Gerekirse idareye başvurun. Sınıf öğretmeniyle yapılan görüşme sonuç vermediyse okul müdürü ya da müdür yardımcısıyla yazılı olarak görüşün.
  7. Takip edin. Görüşmenin sonunda bir sonraki bilgi paylaşımı tarihini kararlaştırın; çocuğunuzla düzenli konuşarak değişimi izleyin ve yazışmalarınızı saklayın.

Okul ortamındaki akran ilişkilerini çocuğun yaşadığı gerçek ortamda görmek gerektiğinde, merkezimizin okul gözlemleri hizmeti devreye girebilir: Uzman, çocuğu okul ve sınıf ortamında gözlemler, öğretmenle iş birliği yapar ve gözlem sonrasında aileyle önerilerini paylaşır.

Çocuğunuz zorbalık yapıyorsa nasıl bir yaklaşım izlemelisiniz?

Çocuğunuzun zorbalık yaptığını öğrenmek ebeveyn için çok zordur; ancak ilk adım savunmaya geçmek ya da çocuğu etiketlemek değil, davranışı ciddiye alıp nedenini anlamaya çalışmaktır. Zorbalık yapan çocuk “kötü çocuk” değildir; çoğu zaman öğrenmesi gereken duygusal ve sosyal becerileri henüz edinememiştir.

Zorbalık davranışının arkasında farklı nedenler olabilir: öfke ve duyguları düzenlemekte güçlük, kendisi de başka yerde zorbalığa uğramış olmak, evde şiddete veya sert tutumlara tanık olmak, arkadaş grubunda yer edinme çabası ya da empati becerisinin henüz gelişmemiş olması. Bu nedenlerin hiçbiri davranışı mazur göstermez, ancak çözümün yönünü belirler.

  • Davranışı net biçimde sınırlayın: “Başkasını incitmek kabul edilemez” mesajını sakin ama net verin. Çocuğu değil davranışı eleştirin.
  • Dinleyin: Neler olduğunu, ne hissettiğini ve neden böyle davrandığını yargılamadan sorun.
  • Empatiyi besleyin: “Sence o çocuk bunu yaşarken ne hissetmiş olabilir?” gibi sorular, karşısındakinin yerine geçmeyi destekler.
  • Telafi için fırsat verin: Özür dilemeyi zorlamak yerine, hatayı onarmak için gerçekçi yollar bulmasına yardım edin.
  • Öfke ve duygu yönetimini destekleyin: Öfke anında kullanabileceği sakinleşme yollarını birlikte belirleyin. Bu konuda öfke nöbetleri yazımız size fikir verebilir.
  • Evdeki örnekleri gözden geçirin: Evdeki bağırma, alay ve cezalandırma gibi tutumlar çocuk için model olabilir.

Davranış sürüyorsa ya da altında daha derin bir güçlük olduğunu düşünüyorsanız bir uzmanla görüşmek, hem sizin hem çocuğunuz için yön gösterici olabilir.

Zorbalığa uğrayan çocuğun özgüvenini ve sosyal becerilerini nasıl desteklersiniz?

Zorbalığa uğrayan çocuğun özgüvenini desteklemenin yolu, ona koşulsuz değer verildiğini hissettirmek ve küçük başarı deneyimleri yaşayabileceği güvenli alanlar sunmaktır. Özgüven bir gecede geri dönmez; ancak her gün tekrarlanan küçük adımlar zaman içinde fark yaratır.

  • Düzenli birebir zaman ayırın: Her gün kısa da olsa, çocuğunuzla telefonsuz ve sorgusuz bir zaman geçirin.
  • Güçlü yanlarını görünür kılın: Resim, spor, müzik ya da bir hobi, çocuğun iyi olduğu ve sevildiği bir alan sunar. Sonuçtan çok çabayı takdir edin.
  • Duygularını adlandırmasına yardım edin: “Sanırım bugün çok kırgın hissettin” gibi cümleler, çocuğun duygularını ifade etmesini kolaylaştırır.
  • Güvenli yetişkinleri belirleyin: Okulda ve evde yardım isteyebileceği kişilerin kim olduğunu birlikte konuşun.
  • Sosyal becerileri evde prova edin: “Dur” demeyi, sakin bir ses tonuyla sınır koymayı ve uzaklaşmayı rol oyunuyla birlikte deneyin. Bu bir intikam stratejisi değil, kendini koruma pratiğidir.
  • Arkadaşlık fırsatlarını destekleyin: Bir ya da iki yakın arkadaş, çocuğu zorbalığın etkilerine karşı koruyan en güçlü etkenlerden biridir. Küçük gruplarla yapılan oyun ve etkinlikler bu bağları kurmayı kolaylaştırır.

Çocuğunuzun akran ilişkilerinde zorlandığını ve yeni beceriler edinmesi gerektiğini düşünüyorsanız, merkezimizde küçük gruplarla yürütülen sosyal beceri grupları yapılandırılmış ve güvenli bir ortamda deneme fırsatı sunar. Ergenlik çağındaki gençlerle iletişim kurmanın incelikleri için ergenle iletişim yazımızı okuyabilirsiniz.

Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?

Zorbalığın etkileri birkaç haftayı aşarak sürüyorsa, çocuğunuzun günlük yaşamını, uykusunu, okula devamını ya da ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyorsa bir uzmana başvurmak yerinde olur. Bu işaretlerin tek başına tanı anlamına gelmediğini, bir uzman değerlendirmesinin gerekli olduğunu hatırlatmak isteriz.

  • Okula gitmeyi sürekli reddetme ya da okul günlerinde belirgin bedensel şikâyetlerin tekrar etmesi.
  • Uyku, iştah ya da ruh halindeki değişikliklerin haftalarca sürmesi.
  • Yoğun kaygı, içe kapanma, sürekli üzgünlük ya da öfke patlamaları.
  • Ders başarısında belirgin ve süregelen düşüş.
  • Çocuğun kendi çabasıyla arkadaş edinememesi ve yalnızlaşması.
  • Çocuğunuzun başkalarına zarar verme eğiliminin sürmesi.

Önemli not: Çocuğunuz kendine zarar vermekten, ölmek istediğinden ya da yaşamak istemediğinden söz ediyorsa bu durumu ertelemeden ciddiye alın. Acil bir tehlike varsa beklemeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ve çocuğu yalnız bırakmayın.

Bakırköy’deki Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık’ta ilk görüşmede çocuğunuzun yaşadıklarını, mevcut güçlü yanlarını ve ihtiyaçlarını birlikte değerlendiriyoruz; ardından ihtiyaca uygun bir süreç planlanıyor. Çocuğunuzun duygusal desteği için psikoterapi, akran ilişkileri için sosyal beceri grupları, okul ortamındaki durumu görmek için okul gözlemleri gibi seçenekler değerlendirilebilir. Seans sıklığı ve süresi ilk değerlendirmede, çocuğun ihtiyacına göre planlanır. Çocuk ve ergenlerle çalışan psikoterapistimiz Nadin Dença Nerse bu alanda ailelere eşlik eden uzmanlarımızdan biridir.

Sık sorulan sorular

Akran zorbalığı ile normal bir kavga arasındaki fark nedir?

Normal bir kavgada taraflar genellikle eşit güçtedir, olay tek seferliktir ve çoğunlukla uzlaşmayla biter. Zorbalıkta ise davranış tekrar eder, bilerek yapılır ve bir taraf kendini savunmakta zorlanır. Güç dengesizliği ile süreklilik, ayrımın en önemli ölçütleridir.

Çocuğum zorbalığa uğradığını söylemiyor, nasıl anlayabilirim?

Okula gitmek istememe, sabahları sık görülen karın ya da baş ağrısı, eşyaların kaybolması, uyku ve iştah değişiklikleri ve arkadaşlardan uzaklaşma ipucu verebilir. Bu işaretler tek başına zorbalık anlamına gelmez; ancak birkaçı birlikte sürüyorsa çocukla sakin ve yargısız bir konuşma başlatmak yerinde olur.

Çocuğuma zorbalık yapan çocuğa vurmasını söylemeli miyim?

Hayır. Karşılık olarak vurmayı önermek çoğu zaman durumu büyütür ve çocuğu hem okul hem de güvenlik açısından zor bir noktaya sokabilir. Bunun yerine net bir şekilde “Dur” demeyi, ortamdan uzaklaşmayı ve güvendiği bir yetişkine hemen haber vermeyi birlikte prova edebilirsiniz.

Okul zorbalığa karşı adım atmazsa ne yapmalıyım?

Önce yaptığınız görüşmeleri tarih ve içerikleriyle yazılı olarak kayıt altına alın. Sınıf öğretmeninden sonra rehberlik servisi ve okul idaresiyle yazılı görüşme yapın. Sonuç alamazsanız bağlı olduğunuz il veya ilçe milli eğitim müdürlüğüne başvurabilirsiniz.

Zorbalık yapan çocuk nasıl desteklenir?

Önce davranışın kabul edilemez olduğunu sakin ve net biçimde söylemek, sonra nedenini anlamaya çalışmak gerekir. Öfke ve duygu yönetimi, empati ve sosyal beceri çalışmaları çocuğa yardımcı olabilir. Davranış sürüyorsa bir uzmandan destek almak yol gösterici olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir. Çocuğunuzla ilgili kaygılarınızı bir uzmanla görüşün. Acil durumlarda 112'yi arayın.

İlk adımı birlikte atalım.

Kaygınızı kısaca anlatın; ihtiyacı birlikte değerlendirip size ve çocuğunuza uygun uzmanı, uygun zamanı planlayalım.

WhatsApp Ara Randevu