Psikoterapi, duygu, düşünce ve ilişkilerdeki zorlukları güvenli bir ilişki içinde anlamaya ve bunlarla baş etmeye yönelik bilimsel temelli bir terapi sürecidir. Bakırköy'deki merkezimizde çocuklar, ergenler, ebeveynler ve yetişkinlerle çalışıyoruz.
Psikoterapi, kişinin duygularını, düşüncelerini, davranışlarını ve ilişkilerini eğitimli bir uzmanla düzenli görüşmeler içinde anlamasına ve daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmesine yardım eden bilimsel temelli bir süreçtir. Çocuklarda oyun, ergenlerde konuşma ve yaratıcı teknikler, yetişkinlerde ağırlıklı olarak konuşma kullanılır. Psikologlar ilaç yazmaz; ilaç gerekirse karar psikiyatriste aittir.
Son güncelleme: 11 Ekim 2026Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık
Kimler için?
Kaygı, korku ya da yoğun öfke yaşayan çocuklar
Okul, arkadaşlık veya kimlik sorunları yaşayan ergenler
Boşanma, kayıp, taşınma gibi değişimlerden geçen aileler
Özgüven ve duygu düzenlemede zorlanan gençler
Ebeveyn–çocuk ilişkisinde destek arayan anne babalar
Kaygı, ilişki ve ebeveynlik zorlukları yaşayan yetişkinler
Psikoterapi, kişinin duygularını, düşüncelerini, davranışlarını ve ilişkilerini eğitimli bir uzmanla düzenli görüşmeler içinde anlamasına ve daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmesine yardım eden bilimsel temelli bir terapi sürecidir. Öğüt vermekten ya da sohbet etmekten farklı olarak, güvenli ve sürekli bir terapötik ilişki içinde yürütülür.
Çocuklarda psikoterapi yalnızca konuşarak ilerlemez; oyun, çizim ve hikâyeler çocuğun kendini ifade ettiği temel araçlardır. Ergenlerde ve yetişkinlerde ise konuşma ön plana çıkar. Psikoterapiyi psikologlar yürütür ve psikologlar ilaç yazmaz; ilaç değerlendirmesi gerektiğinde merkezimizdeki çocuk ve ergen psikiyatrisi ile eş güdüm içinde çalışırız.
Psikoterapi hangi durumlarda yardımcı olur?
Psikoterapi, duygusal, davranışsal ya da ilişkisel bir zorluk günlük yaşamı, okulu, işi veya aile içindeki ilişkileri etkilemeye başladığında yardımcı olur. Başvuru nedenleri yaşa göre değişir:
Çocuklarda: ayrılık kaygısı, korkular, öfke nöbetleri, uyum güçlükleri; kardeş doğumu, boşanma, taşınma ya da kayıp gibi yaşam değişiklikleri
Ergenlerde: sosyal kaygı, sınav kaygısı, özgüven ve kimlik soruları, arkadaşlık ve aile çatışmaları, akademik başarısızlığın duygusal yükü
Her yaşta: kronik bir hastalıkla yaşamaya uyum, yas, yoğun ve baş edilmesi güç duygular
Yetişkinlerde: kaygı, ilişki sorunları, ebeveynliğe dair zorlanmalar ve yaşam geçişleri
Bu durumların her biri farklı nedenlerden kaynaklanabilir ve tek başına bir tanı anlamına gelmez. Zorluğun kaynağı ve uygun destek, ilk görüşmede birlikte değerlendirilir.
Merkezimizde hangi psikoterapi yaklaşımları uygulanır?
Merkezimizde psikanalitik ve psikodinamik psikoterapi, mentalizasyon temelli ve duygu düzenleme odaklı çalışma ile psikodrama tekniklerinden yararlanılır; çocuk ve ergen süreçleri ebeveyn görüşmeleriyle desteklenir.
Psikanalitik ve psikodinamik psikoterapi
Bu yaklaşım, davranışların ve belirtilerin ardındaki duyguları, iç çatışmaları ve tekrarlayan ilişki örüntülerini anlamaya odaklanır; terapötik ilişkinin kendisi değişimin önemli bir aracıdır. Merkezimizde Nadin Dença Nerse, Kübra Arıkan ve Dilruba Şahin bu yönelimle çalışır. Nadin Dença Nerse çocuk ve ergenlerin yanı sıra yetişkinlerle de psikoterapi çalışmaları yürütür.
Mentalizasyon temelli ve duygu düzenleme odaklı çalışma
Mentalizasyon (zihinselleştirme), kişinin kendi davranışlarını ve başkalarının davranışlarını duygu, düşünce ve niyet gibi zihin durumlarıyla anlamlandırabilmesidir. Duygu düzenleme odaklı çalışma ise yoğun duyguları tanımayı, adlandırmayı ve taşıyabilmeyi hedefler. Kübra Arıkan, özellikle çocuklarla yürüttüğü oyun terapisi çalışmalarında bu yaklaşımlardan yararlanır; zihinselleştirmeye dayalı aile terapisi alanında da eğitim almıştır.
Psikodrama
Psikodrama, yaşantıların yalnızca anlatılarak değil canlandırılarak da ele alındığı, Jacob Levy Moreno'nun geliştirdiği bir psikoterapi yöntemidir. Psikodramatist uzmanımız Dilek Kanak, uygun görülen durumlarda rol değiştirme ve canlandırma gibi psikodrama tekniklerini çalışmalarına katabilir.
Ebeveyn görüşmeleri
Çocuk ve ergen psikoterapisinde ebeveynlerle düzenli aralıklarla ayrı görüşmeler yapılır. Bu görüşmelerde çocuğun ihtiyaçları, evdeki gözlemler ve ebeveynlerin kendi zorlanmaları konuşulur. Böylece ebeveynler, çocuğun davranışlarının ardındaki ihtiyacı daha iyi anlayabilir ve evde tutarlı bir tutum geliştirebilir.
Psikoterapi yaşa göre nasıl farklılaşır?
Psikoterapinin amacı her yaşta benzerdir, ancak kullanılan dil ve ebeveynin sürece katılımı yaşa göre değişir. Küçük çocuklar kendilerini oyunla, ergenler ve yetişkinler ağırlıklı olarak konuşarak ifade eder.
Yaş grubu
Başlıca ifade yolu
Seansta neler olur?
Ebeveynin yeri
Okul öncesi (yaklaşık 3–6 yaş)
Oyun
Çocuk oyuncaklar ve hikâyelerle kendini ifade eder; terapist oyunu anlamlandırır.
Sık ebeveyn görüşmeleri; bazı yaklaşımlarda seansa katılım
Okul çağı (yaklaşık 7–11 yaş)
Oyun, çizim ve konuşma
Oyun ve çizimin yanında yaşantılar sözle de konuşulmaya başlanır.
Düzenli ebeveyn görüşmeleri, gerektiğinde okulla iş birliği
Ergenlik (yaklaşık 12–18 yaş)
Ağırlıklı olarak konuşma
Kimlik, arkadaşlık, aile ve okul gündemleri konuşulur; gerekirse yaratıcı teknikler kullanılır.
Mahremiyet gözetilerek, çerçevesi ergenle birlikte belirlenen bilgilendirme
Yetişkin
Konuşma
Duygular, ilişkiler ve yaşam olayları üzerine düzenli görüşmeler yapılır.
Süreç danışanın kendisine aittir; ebeveynlik konuları da çalışılabilir
Yaş aralıkları yaklaşıktır; her çocuğun gelişim hızı farklıdır. Küçük yaşta oyunun ön planda olduğu çalışmalar için oyun terapisi sayfamıza bakabilirsiniz.
Gizlilik nasıl korunur, ebeveyn ne kadar bilgilendirilir?
Terapide konuşulanlar gizlidir; ebeveynlerle çocuğun ya da ergenin anlattıklarının ayrıntıları değil, sürecin genel gidişatı ve evde işe yarayabilecek öneriler paylaşılır. Bu denge, hem çocuğun terapiye güven duymasını hem de ailenin sürece katılmasını mümkün kılar.
Çerçeve baştan konuşulur: Hangi bilgilerin paylaşılacağı, sürecin başında ergen ve ebeveynlerle birlikte netleştirilir.
Ergenin mahremiyeti korunur: Ergen, anlattıklarının kendisine sorulmadan aileye aktarılmayacağını bilmelidir; bu güven olmadan terapinin ilerlemesi zorlaşır.
Ebeveyn bilgilendirilir: Ebeveyn görüşmelerinde ilerleme, genel temalar ve ebeveynin yapabilecekleri konuşulur; paylaşım mümkün olduğunca ergenin bilgisi dâhilinde yapılır.
Güvenlik önceliklidir: Kendine ya da başkasına zarar verme riski veya istismar şüphesi gibi durumlarda, güvenliği sağlamak için ebeveynler ve gerektiğinde ilgili kurumlar bilgilendirilir.
Yetişkin danışanlarla yapılan görüşmeler, yasal yükümlülükler dışında yalnız danışanın kendisiyle paylaşılır. Kendine zarar verme ya da intihar düşüncesi gibi acil bir durumda 112'yi arayın. Ergenle konuşmayı kolaylaştıracak öneriler için ergenle iletişim yazımıza göz atabilirsiniz.
Merkezimizde psikoterapi süreci nasıl işler?
Psikoterapi süreci merkezimizde dört aşamada ilerler: ilk görüşme, bireyselleştirilmiş planlama, terapinin başlatılması ve ilerlemenin düzenli takibi.
Başvuru ve ilk görüşme: İlk değerlendirme görüşmesiyle ihtiyaç analizi yapılır. Küçük çocuklarda genellikle önce ebeveynlerle görüşülür; ergenlerde aileyle birlikte ve ayrı görüşmeler planlanır; yetişkinler doğrudan kendileri başvurur.
Bireyselleştirilmiş planlama: Hedefler, uygun yaklaşım ve uzman belirlenir. Gerekirse projektif testler gibi ek değerlendirmeler planlanır.
Terapi sürecinin başlatılması: Görüşmeler düzenli aralıklarla, mümkün olduğunca aynı gün ve saatte yapılır; süreklilik terapinin temel unsurlarındandır.
İlerleme takibi ve değerlendirme: Hedefler belirli aralıklarla gözden geçirilir, gerekirse plan güncellenir; terapinin sonlandırılması da birlikte planlanır.
Değişim genellikle adım adım ve iniş çıkışlarla gerçekleşir. Terapinin ilk döneminde bazı duyguların daha görünür hâle gelmesi olağandır; bu tür gözlemlerinizi ebeveyn görüşmelerinde paylaşmanız, sürecin doğru yönlendirilmesine yardımcı olur. Seans sıklığı ve süresi ilk değerlendirmede, çocuğun ya da danışanın ihtiyacına göre planlanır.
Ailenin psikoterapideki rolü nedir?
Ebeveynler, çocuk ve ergen psikoterapisinin ayrılmaz bir parçasıdır; çocuğun terapide kazandıkları, evde de desteklendiğinde gündelik yaşama yansır.
Seanslara düzenli katılımı sağlamak ve aksamaları önceden haber vermek
Ebeveyn görüşmelerinde evdeki değişiklikleri ve zorlandığınız anları paylaşmak
Seans sonrasında çocuğu “Neler konuştunuz?” diye sorgulamamak, anlatmak isterse dinlemek
Terapistle birlikte belirlenen önerileri evde tutarlı biçimde uygulamak
Ebeveynlerin kendi kaygılarını ve ebeveynlik sorularını ele almak istedikleri durumlarda ebeveyn danışmanlığı ayrıca planlanabilir.
Ne zaman psikoterapi desteği almalısınız?
Bir zorluk birkaç haftadan uzun sürüyor; okul, iş, uyku ya da ilişkiler gibi günlük yaşam alanlarını etkiliyorsa veya çocuğunuz ya da siz yardım istiyorsanız psikoterapi için başvurmanın zamanı gelmiş olabilir.
Çocuğunuzun davranışlarında açıklayamadığınız, belirgin bir değişiklik varsa
Bir kayıp, boşanma ya da taşınma sonrasında uyum güçlüğü sürüyorsa
Kaygı ya da öfke, aile içindeki günlük yaşamı zorlaştırıyorsa
Ergen çocuğunuz içe kapanıyor, arkadaşlarından ve ilgi alanlarından uzaklaşıyorsa
Beklemek ya da kendinizi suçlamak yerine bir uzmanla konuşmak, durumu netleştirmenin sakin bir yoludur. Bakırköy'deki merkezimizde ilk görüşmede ihtiyacı birlikte değerlendirir, gerekirse başka bir desteğe yönlendiririz.
Sık sorulan sorular
Psikoterapi ne kadar sürer?
Psikoterapinin süresi başvuru nedenine, yaşa ve hedeflere göre değişir; bu nedenle başlangıçta net bir süre vermek mümkün değildir. Bazı süreçler belirli bir konuya odaklanarak daha kısa sürerken bazıları daha uzun soluklu ilerler. İlerleme düzenli olarak sizinle birlikte değerlendirilir.
Psikolog ilaç yazabilir mi?
Hayır, psikologlar ilaç yazmaz ve ilaç önermez. İlaç değerlendirmesi gerektiğinde karar psikiyatriste aittir. Merkezimizde psikoterapi süreci, gerekirse çocuk ve ergen psikiyatristiyle eş güdüm içinde yürütülür.
Ergenin terapide anlattıklarının ayrıntıları gizli tutulur; ancak ebeveynler sürecin genel gidişatı ve evde yapabilecekleri hakkında düzenli olarak bilgilendirilir. Kendine ya da başkasına zarar verme riski gibi güvenliği ilgilendiren durumlar ise gizliliğin sınırıdır ve ebeveynlerle paylaşılır.
Çocuğum terapiye gitmek istemezse ne yapmalıyım?
Çocuğun ilk başta çekingen ya da isteksiz olması sık görülür. Terapiyi bir ceza gibi değil, duygularını konuşabileceği ve oynayabileceği bir yer olarak anlatmak yardımcı olur. İsteksizlik sürerse bunu terapistle konuşmak, ilk seansların nasıl planlanacağına karar vermeyi kolaylaştırır.
Yetişkinler için de psikoterapi veriliyor mu?
Evet. Merkezimizin odağı çocuk, ergen ve aile olsa da ekibimizde yetişkinlerle çalışan uzmanlar bulunur; psikanalitik psikoterapi alanında çalışan uzmanımız Nadin Dença Nerse yetişkin danışanlarla da görüşür. Ebeveynler de kendi süreçleri için başvurabilir.
Psikoterapi ile oyun terapisi arasındaki fark nedir?
Oyun terapisi, psikoterapinin küçük çocukların ifade diline uyarlanmış bir biçimidir. Çocuk duygularını kelimelerden çok oyun yoluyla ifade eder; ergen ve yetişkin psikoterapisinde ise konuşma ön plandadır. Hangi yaklaşımın uygun olduğu çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre belirlenir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; bir uzmanın değerlendirmesinin yerine geçmez. Acil durumlarda 112'yi arayın.