Çocuklarda Ekran Süresi: Yaşa Göre Öneriler
Kaç yaşında ne kadar ekran? DSÖ ve Amerikan Pediatri Akademisi’nin yaşa göre önerilerini, içerik niteliğini ve evde uygulanabilecek bir aile medya planını sade bir dille özetledik.
Terapiler
Değerlendirme ve Testler
Eğitim ve Aile Desteği
Tüm hizmetlerEbeveynlik
Uykuya dalma güçlüğü, gece uyanmaları, yatağa gitmeme, kâbus ve gece korkusu arasındaki fark, yaşa göre uyku ihtiyacı, uyku rutini ve uzmana başvurma zamanını anlattık.

Kısaca
Çocuklarda uyku sorunları, çocuğun uykuya dalmakta zorlanması, geceleri sık uyanması, yatağa gitmeye direnmesi ya da kâbus ve gece korkusu yaşaması gibi durumların genel adıdır. Çoğu zaman düzenli bir uyku rutini, ekran sınırı ve sakin bir akşam düzeniyle hafifler. Haftalarca sürüyor ve gündüz işleyişini bozuyorsa uzman değerlendirmesi gerekir.
Çocuklarda uyku sorunu; uykuya dalmakta güçlük, geceleri sık uyanma, yatağa gitmeye direnme ve uykuyu bölen kâbus ya da gece korkuları gibi durumları kapsar. Bunların ortak yanı, çocuğun ve ailenin geceyi huzursuz geçirmesi, gündüz de bunun yansımalarını yaşamasıdır.
Her uyanma ya da her yatma güçlüğü bir sorun değildir. Çocuklar büyürken uyku düzenleri değişir; diş çıkarma, hastalık, taşınma, yeni kardeş ya da okula başlama gibi dönemlerde geçici bozulmalar olağandır. Asıl dikkat edilmesi gereken, belirtinin birkaç haftadan uzun sürmesi ve çocuğun gündüzünü etkilemesidir.
Uyku, çocuğun bedensel gelişimi, dikkati, duygu düzenlemesi ve öğrenmesi için önemlidir. Yeterince uyuyamayan bazı çocuklar yorgunluğunu sakinleşerek değil, tam tersine huzursuzlukla, öfkeyle ya da aşırı hareketlilikle gösterir. Bu yüzden öfke nöbetleri ya da dikkat dağınıklığı yaşayan bir çocukta uyku düzenine de bakmak yararlıdır.
Çocukların uyku ihtiyacı yaşla birlikte azalır ve çoğu çocuk için aşağıdaki tabloda gösterilen yaklaşık aralıklara denk gelir. Bu süreler gündüz uykuları dahil toplam 24 saatlik uyku miktarını ifade eder; her çocuğun ihtiyacı birkaç saat öteye ya da beriye kayabilir.
| Yaş grubu | Yaklaşık toplam uyku (24 saat) | Not |
|---|---|---|
| 1–2 yaş | Yaklaşık 11–14 saat | Gündüz uykuları devam eder, genellikle gün içinde bir ya da iki kez |
| 3–5 yaş | Yaklaşık 10–13 saat | Gündüz uykusu giderek azalır, 5 yaş civarında çoğu çocuk bırakır |
| 6–12 yaş | Yaklaşık 9–12 saat | Okul düzeni ve ekran kullanımı uyku saatini etkileyebilir |
| 13–18 yaş | Yaklaşık 8–10 saat | Biyolojik uyku saati kayar; geç yatma eğilimi sık görülür |
Çocuğunuz gün içinde enerjik, sakin ve dengeli görünüyorsa, tablodaki aralığın bir ucunda uyuyor olması sorun değildir. Önemli olan sayıdan çok, sabah kolay uyanıp gün boyu iyi hissedip hissetmediğidir.
Çocuk uykuya dalmakta zorlandığında bunun arkasında çoğunlukla düzensiz saatler, uyarıcı bir akşam ortamı, ekran kullanımı, gündüz uykusunun fazlalığı ya da kaygı yatar. Tek bir neden aramak yerine birkaç etkenin bir araya gelmiş olabileceğini düşünmek daha gerçekçidir.
Çocuğunuzun uykuya dalma süresinin uzadığı akşamlarda gün içinde neler yaşandığını kısaca not etmek, örüntüyü görmenize yardımcı olur.
Çocuk yatağa gitmek istemediğinde bu çoğu zaman ebeveynle birlikte geçen zamanı uzatma isteğinden, oyunu bırakmama arzusundan ya da karanlık ve yalnız kalma korkusundan kaynaklanır. “Bir bardak su”, “Bir şarkı daha” ve “Tuvaletim geldi” gibi talepler bu durumun tanıdık işaretleridir.
Gün boyu ebeveynini az görmüş bir çocuk, akşam saatlerinde yakınlık ihtiyacını yatma zamanına taşıyabilir. Bu durumda yatmadan önce birebir ve telefonsuz 15–20 dakikalık bir ortak zaman ayırmak, direnci çoğu zaman azaltır. Sınırlar ise sakin, kısa ve her gün aynı biçimde uygulanmalıdır: “Kitabımızı okuduk, şimdi uyku zamanı. Işığı kapatıyorum, ben buradayım.”
Çocuğun korkusu gerçekse, bunu küçümsemeyin. “Korkacak bir şey yok” demek yerine “Karanlıkta korkmak çok normal, birlikte bakalım” diyerek odayı birlikte kontrol etmek, loş bir gece lambası bırakmak ya da kapıyı aralık tutmak güven verir.
Geceleri kısa süreli uyanmak, her yaştaki insanın uyku döngüleri arasında yaşadığı olağan bir durumdur; sorun, çocuğun yeniden kendi başına uykuya dönememesidir. Çoğu çocuk bu kısa uyanmaları hatırlamaz bile, ancak yardıma alışmış çocuklar uyandıklarında ebeveynini çağırır.
Çocuğunuz uykuya dalarken sallanma, emzirilme, kucakta uyutulma ya da ebeveyninin yanında olması gibi bir koşula bağımlıysa, gece uyandığında aynı koşulu yeniden isteyecektir. Bu alışkanlığı değiştirmek zaman alır; yavaş ve tutarlı ilerlemek en gerçekçi yoldur. Çocuğunuzu uykulu ama uyanık hâlde yatağına yatırmak, uykuya kendi başına geçmeyi öğrenmesine zemin hazırlar.
Gece uyanmalarında şunlar yardımcı olur:
Horlama, nefes alırken duraklamalar, çok huzursuz uyuma ya da ağızdan nefes alma gibi belirtiler varsa bunlar mutlaka çocuk doktoruna danışılması gereken bedensel işaretlerdir.
Kâbus, çocuğun rüya gördüğü ve korkuyla uyandığı, uyandıktan sonra gördüğünü anlatabildiği bir durumdur; gece korkusunda ise çocuk uykunun derin evresinde çığlık atar, ağlar ya da çırpınır, ancak gerçekte uyanık değildir ve sabah genellikle hiçbir şey hatırlamaz. İkisi birbirine benzer görünse de farklı yaklaşım gerektirir.
| Özellik | Kâbus | Gece korkusu |
|---|---|---|
| Ne zaman olur? | Genellikle gecenin ikinci yarısında, rüya evresinde | Genellikle uykuya daldıktan kısa süre sonra, derin uykuda |
| Çocuk uyanır mı? | Evet, korkmuş hâlde uyanır | Gözleri açık olsa da gerçekte uyanık değildir |
| Sizi tanır mı? | Evet, sarılmak ve rahatlamak ister | Çoğunlukla fark etmez, teselliye yanıt vermez |
| Ertesi gün hatırlar mı? | Çoğunlukla gördüğünü anlatabilir | Genellikle hatırlamaz |
| Ne yapmalı? | Sarılın, sakinleştirin, birlikte konuşun | Güvenliğini sağlayın, uyandırmaya çalışmayın, yanında sakince bekleyin |
Gece korkusu sırasında çocuğu sarsarak uyandırmaya çalışmak onu daha çok karıştırabilir. Yaralanmaması için çevresini kontrol edin ve nöbet geçene kadar yanında sakince bekleyin. Her iki durum da çoğu çocukta yaşla birlikte seyrekleşir. Kâbuslar sık ve yoğunsa, gün içindeki kaygı ya da yaşanan bir olayla ilişkili olabilir; bu durumda çocuğun duygularını konuşmasına fırsat vermek önemlidir.
Ekran kullanımı, özellikle yatmadan önceki saatlerde, çocuğun uykuya dalmasını geciktirebilir ve uykunun düzenini bozabilir; kaygı ise zihni sakinleştirmeyi zorlaştırarak uykuyu böler. İkisi birbirini besleyebilir: Kaygılı çocuk kendini oyalamak için ekrana yönelir, ekran da uykuyu azaltarak ertesi gün kaygıyı artırır.
Ekranın parlak ışığı ve hızlı akan içeriği vücudun uykuya hazırlanma sürecini zorlaştırabilir. Üstelik ekranı bırakma anı, çoğu çocukta bir çatışma kaynağıdır. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akademisi de çocuklar için ekran süresine sınır konmasını ve uyku saatine yakın ekran kullanımından kaçınılmasını önerir. Daha geniş bir çerçeve için ekran süresi yazımıza göz atabilirsiniz.
Pratikte şunlar işe yarar:
Çocuğunuz uykuya geçmeden önce sürekli endişeli düşünceler anlatıyor, okula gitmek istemiyor ya da karın ağrısı gibi yakınmalar bildiriyorsa, kaygının uykuyu etkiliyor olması olasıdır ve bir psikolog değerlendirmesi yararlı olabilir.
Uyku rutini, her akşam aynı sırayla ve aynı sakin tonla tekrarlanan kısa etkinliklerden oluşur ve çocuğun bedenine uykunun yaklaştığını öğretir. Rutinin kendisi, içindeki adımlardan çok daha önemlidir; öngörülebilirlik çocuğa güven verir. Aşağıdaki sıra, çoğu aile için uygulanabilir bir başlangıçtır.
Rutini çocuğunuzla birlikte hazırlamak da yardımcı olabilir. Adımları gösteren basit bir resimli çizelge, özellikle okul öncesi çocuklar için hatırlatıcı olur. Uykuya dalmak için gereken koşulları çocuğun kendi başına sağlayabilmesi, uzun vadede en sürdürülebilir çözümdür.
Uyku sorunu birkaç haftadan uzun sürüyor, çocuğun gündüz işleyişini bozuyor ya da evde yapılan düzenlemelere rağmen değişmiyorsa bir uzmana başvurmak gerekir. Hangi uzmanın uygun olduğu, belirtinin niteliğine bağlıdır.
Şu durumlarda önce çocuk doktorunuza başvurun:
Şu durumlarda ise çocuk ve ergen psikolojisi alanında bir uzmana başvurmak yararlı olur:
Merkezimizde ilk görüşmede çocuğun uyku düzenini, gün içi yaşantısını ve ailedeki rutinleri birlikte değerlendiriyoruz; ardından süreç çocuğun ihtiyacına göre planlanıyor. Bakırköy’deki Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık’ta ebeveyn danışmanlığı ile uyku rutinini birlikte kurabilir, kaygı ya da duygusal güçlükler öne çıkıyorsa oyun terapisi gibi destekleri planlayabiliriz. Bu işaretler tek başına tanı anlamına gelmez; bir uzman değerlendirmesi gerekir. Klinik psikologumuz Kübra Arıkan bu konuda ebeveynlere eşlik eden uzmanlarımızdandır.
Yakınlık, çocuğun kendini güvende hissetmesinin temel yoludur ve küçük çocuklarda uyku zamanı ayrılmayı hatırlatır. Yatmadan önce birebir ortak zaman ayırmak ve odaya geri dönüşü yavaş yavaş azaltmak, çoğu çocuğun kendi yatağına alışmasına yardım eder. Değişikliği tutarlı ve sakin biçimde sürdürmek önemlidir.
Gece korkusu, çoğu çocukta zararsızdır ve yaşla birlikte seyrekleşir. Yine de çocuğun nöbet sırasında kendine zarar vermemesi için çevresini güvenli tutmak gerekir. Sık tekrarlıyorsa ya da başka belirtiler eşlik ediyorsa çocuk doktoruna danışın.
Ekranı bir anda kesmek direnç yaratabilir. Süreyi aşamalı olarak kısaltın, yerine kitap ya da sakin bir sohbet gibi bir rutin ekleyin ve ekranları yatak odasının dışında tutun. Kurala ailece uymak çocuğun alışmasını kolaylaştırır.
Geç saatte yapılan ya da çok uzun süren gündüz uykusu, geceleri uykuya dalmayı geciktirebilir. Çocuğunuzun yaşına göre gündüz uykusunun saatini öğleden önceye ya da erken öğleden sonraya çekmek yararlı olabilir. Her çocuğun ihtiyacı farklıdır, çocuğunuzu gözlemlemek en sağlıklı yoldur.
Horlama, nefes duraksaması ya da bedensel yakınmalar varsa önce çocuk doktoru değerlendirmelidir. Kaygı, korku, yoğun kâbus veya duygusal güçlükler ön plandaysa çocuk psikolojisi alanında bir uzmana başvurabilirsiniz. İlaç kararını yalnızca hekim verir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir. Çocuğunuzla ilgili kaygılarınızı bir uzmanla görüşün. Acil durumlarda 112'yi arayın.
Kaygınızı kısaca anlatın; ihtiyacı birlikte değerlendirip size ve çocuğunuza uygun uzmanı, uygun zamanı planlayalım.