Çocuklarda Öfke Nöbetleri: Ebeveyn Ne Yapmalı?
Yerde tepinen, bağıran, ağlayan bir çocuk karşısında ne yapmalı? Öfke nöbetlerinin yaşa göre seyrini, nöbet anında ve sonrasında işe yarayan adımları ve uzman desteğinin zamanını anlatıyoruz.
Terapiler
Değerlendirme ve Testler
Eğitim ve Aile Desteği
Tüm hizmetlerDuygusal Sağlık
Çocuğunuz terapide gerçekten yalnızca oyun mu oynuyor? Oyunun çocuğun dili olmasını, merkezimizde kullanılan oyun terapisi yaklaşımlarını, ebeveynin rolünü ve seans sonrası nasıl konuşacağınızı anlatıyoruz.

Kısaca
Oyun terapisi, çocukların duygu, düşünce ve deneyimlerini kendi doğal dilleri olan oyun aracılığıyla ifade edip işlemelerine yardım eden, bu alanda eğitimli bir uzman tarafından yürütülen bir psikoterapi yöntemidir. Genellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarla kullanılır. Süreçte ebeveyn görüşmeleri de yer alır; ilerleme hem oyundaki hem de gündelik hayattaki değişimlerle izlenir.
Oyun terapisi, çocuğun yaşadıklarını, duygularını ve ilişkilerini oyun yoluyla ifade etmesine ve işlemesine olanak tanıyan, bu alanda eğitim almış bir uzman tarafından yürütülen bir psikoterapi yöntemidir. Yetişkinler zorlandıklarında yaşadıklarını konuşarak anlamlandırır; çocuklar ise bunu çoğunlukla oynayarak yapar.
Oyun terapisi genellikle yaklaşık 3–12 yaş arasındaki çocuklarla kullanılır; daha küçük çocuklarda ebeveynin seansa aktif katıldığı oyun temelli yaklaşımlar öne çıkar. Kaygı ve korkular, öfke ve davranış zorlukları, ayrılık ya da kayıp gibi zorlayıcı yaşam olayları, kardeş doğumu, boşanma, okula uyum güçlükleri ve duygu düzenleme zorlukları, oyun terapisine sıkça başvurulan alanlar arasındadır.
Oyun terapisi çocuğu oyalamak ya da ona yalnızca eğlenceli bir saat geçirtmek değildir. Terapist, oyunu belirli bir kuramsal çerçeve içinde izler, anlamlandırır ve çocuğun ihtiyacına göre yanıt verir. Merkezimizdeki genel çerçeve için oyun terapisi hizmet sayfamıza göz atabilirsiniz.
Oyun çocuğun dilidir; çünkü çocuklar soyut düşünme ve duygularını kelimelere dökme becerileri gelişmeden önce iç dünyalarını oyuncaklar, roller ve hikâyeler üzerinden anlatırlar. Oyun terapisi alanında sık kullanılan bir benzetmeyle, oyuncaklar çocuğun kelimeleri, oyun ise cümleleridir.
Bir çocuk "Okulda kendimi yalnız hissediyorum" diyemeyebilir; ama oyunda sürekli gruptan dışlanan bir hayvan figürünü canlandırabilir. Hastanede zor bir deneyim yaşamış bir çocuk, oyuncak bebeğe tekrar tekrar iğne yapabilir. Bu tekrarlar, çocuğun zorlayıcı bir deneyimi kontrol edebildiği bir mesafeden yeniden yaşama ve sindirme çabası olabilir.
Oyun ayrıca çocuğa şunları sağlar:
Oyun terapisinde, çocuğun liderliğini izleyen yönlendirmesiz yaklaşımlardan ebeveynin seansa aktif katıldığı bağlanma temelli yaklaşımlara kadar farklı yöntemler kullanılır. Hangi yaklaşımın seçileceği; çocuğun yaşına, ihtiyacına ve aile dinamiklerine göre ilk değerlendirmede belirlenir. Merkezimizde aşağıdaki yaklaşımlarla çalışan ya da bu alanlarda eğitim almış uzmanlarımız bulunur:
| Yaklaşım | Temel özelliği | Ebeveynin yeri | Merkezimizde |
|---|---|---|---|
| Çocuk merkezli oyun terapisi | Yönlendirmesizdir; çocuk ne oynayacağını seçer, terapist kabul eden ve duyguları yansıtan bir tutumla eşlik eder. Sınırlar az ama nettir. | Ayrı ebeveyn görüşmeleriyle sürece dahil olur. | Klinik Psikolog Dilruba Şahin |
| Theraplay® | Bağlanma temelli, yapılandırılmış ve oyunlu etkileşimlerle ebeveyn–çocuk ilişkisini güçlendirir; yapı, katılım, özen ve meydan okuma boyutlarına dayanır. | Ebeveyn seanslara aktif olarak katılır. | Uzman Psikolog Gözde İlhan Karadağ |
| Mentalizasyon temelli ve duygu düzenleme odaklı oyun terapisi | Çocuğun kendisinin ve başkalarının duygu, düşünce ve niyetlerini anlama kapasitesini ve yoğun duygularla baş etme becerisini oyun içinde destekler. | Ebeveyn görüşmeleri ve ebeveyn danışmanlığıyla desteklenir. | Klinik Psikolog Kübra Arıkan |
| Deneyimsel oyun terapisi | Terapist, çocuğun sembolik oyununa çoğu zaman çocuğun verdiği rollerle katılır; deneyimler oyun içinde yeniden yaşanır ve anlamlandırılır. | Ayrı ebeveyn görüşmeleriyle sürece dahil olur. | Bu alanda eğitim almış uzmanlarımız Gözde İlhan Karadağ ve Dilek Kanak |
Bunlara ek olarak, özellikle sosyal etkileşim ve iletişim alanında desteğe ihtiyaç duyan küçük çocuklarda oyun temelli bir gelişimsel model olan DIR Floortime da kullanılır. Uzmanımız Gözde İlhan Karadağ, Theraplay® temelli bağlanma odaklı oyun grupları ile Floortime temelli sosyal etkileşim grupları da düzenlemektedir.
Oyun odasında çocuk, özenle seçilmiş oyuncak ve malzemelerle, terapistin eşliğinde kendini ifade eder; terapist de oyunu izler, duyguları adlandırır ve gerektiğinde güvenli sınırlar koyar. Oyun odası, çocuğun yargılanmadan oynayabileceği, öngörülebilir ve güvenli bir alan olarak düzenlenir.
Oyun terapisi odalarında genellikle farklı ifade biçimlerine olanak tanıyan malzemeler bulunur:
Seansın akışı yaklaşıma göre değişir. Yönlendirmesiz bir seansta çocuk ne oynayacağına kendisi karar verir; terapist "Burada neyle oynamak istersen seçebilirsin" diyerek ona alan açar. Theraplay® gibi yapılandırılmış yaklaşımlarda ise terapist, ebeveyn ile çocuğun birlikte katıldığı kısa ve neşeli etkinlikler planlar.
Oyun odasında sınırlar az ama nettir: Çocuk kendine, terapiste ya da odaya zarar veremez. Bu sınırlar, çocuğun güvende hissetmesinin ve dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmesinin bir parçasıdır. Merkezimiz Bakırköy'de, bahçeli ve tarihi bir ahşap evde yer alır; oyun odalarımız, çocukların kendilerini ev sıcaklığında bir ortamda rahat hissedebilecekleri biçimde düzenlenmiştir.
Ebeveyn, oyun terapisinin ayrılmaz bir parçasıdır; çocuğun gelişim öyküsünü paylaşır, düzenli ebeveyn görüşmelerine katılır ve terapide fark edilen ihtiyaçları evde destekler. Çocuk seanslarda terapistle zaman geçirse de hayatının büyük kısmını ailesiyle geçirir; bu nedenle değişimin sürmesi büyük ölçüde evdeki ilişkiye bağlıdır.
Ebeveynin sürece katılımı yaklaşıma göre farklı biçimler alır:
Gizlilik de önemli bir konudur. Çocuğun seansta oynadığı her oyunun ayrıntısı ebeveynle paylaşılmaz; çocuğun oyun odasını kendine ait, güvenli bir alan olarak deneyimlemesi gerekir. Bununla birlikte terapist, sürecin genel temalarını, gözlemlerini ve evde yapılabilecekleri ebeveynle düzenli olarak paylaşır. Çocuğun güvenliğine dair bir endişe olduğunda ise aile her zaman bilgilendirilir.
Oyun terapisi süreci ilk görüşmeyle başlar, çocuğa özel bir planla sürer ve ilerleme hem seanslardaki oyunun değişimiyle hem de çocuğun ev ve okul hayatındaki değişimlerle düzenli olarak izlenir. Merkezimizde süreç dört aşamada ilerler:
İlerlemenin işaretleri her çocukta farklıdır. Ebeveynlerin sık fark ettiği değişimler arasında duyguları daha çok sözle ifade etme, öfke ya da kaygı anlarında daha çabuk toparlanma, uykuda ve ayrılıklarda rahatlama ile oyunda tekrarlayan zorlayıcı temaların yumuşaması sayılabilir. İlerleme her zaman düz bir çizgide olmaz; özellikle zor duygular işlenirken bazı davranışlar geçici olarak yoğunlaşabilir. Oyun terapisinin ne kadar süreceği için önceden net bir süre vermek mümkün değildir; bu, çocuğun ihtiyacına ve sürecin seyrine göre şekillenir.
Seans sonrasında çocuğa ayrıntı soran ya da performans bekleyen sorular yerine, ona alan bırakan ve ilginizi gösteren kısa cümleler tercih edilmelidir. Çocuk anlatmak isterse dinlenir; anlatmak istemezse bu da saygıyla karşılanır. Oyun odası çocuğun kendine ait alanıdır ve orada olanları paylaşma kararı ona aittir.
| Sormamaya çalışın | Bunun yerine |
|---|---|
| "Bugün ne anlattın? Bizden bahsettin mi?" | "Seni bekliyordum, hoş geldin." (Soru sormadan karşılamak) |
| "Ne oynadınız, hepsini anlat." | "Anlatmak istediğin bir şey olursa dinlerim." |
| "Uslu durdun mu? Terapist sana ne dedi?" | "Bugün nasıl geçti?" (Cevap kısa olsa da yeterli kabul edin) |
| "Kardeşine vurduğunu anlattın mı?" | Önemli bir gelişmeyi ebeveyn görüşmesinde terapistle doğrudan paylaşmak |
| "Bu kadar oyun oynadın, artık düzelecek misin?" | "Oraya gitmeyi sevdiğini görüyorum." |
Seans sonrasında bazı çocuklar enerjik, bazıları yorgun ya da hassas olabilir; bu olağandır. Seans günlerinde sonrasına yoğun bir program koymamak, çocuğun duygusal olarak toparlanmasına alan tanır. Terapistin bilmesini istediğiniz bir şey varsa bunu çocuğa "söyle" diye yük olarak vermek yerine, terapistle doğrudan paylaşmanız daha uygundur.
Çocuğunuzun duyguları, davranışları ya da ilişkileri bir süredir hem onun hem de ailenin günlük hayatını zorluyorsa ve evdeki çabalar yeterli gelmiyorsa, bir uzmana danışmak için iyi bir zamandır. Oyun terapisi için çocuğun "ciddi bir sorunu" olması gerekmez; zorlayıcı bir yaşam olayının ardından desteklenmek de geçerli bir başvuru nedenidir.
Bu işaretler tek başına bir tanı anlamına gelmez; bir uzman değerlendirmesi, çocuğunuzun ihtiyacının oyun terapisi mi, ebeveyn danışmanlığı mı yoksa başka bir destek mi olduğunu netleştirir. Konuya özel yazılarımız için öfke nöbetleri ve ayrılık kaygısı yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Oyun terapisi genellikle yaklaşık 3–12 yaş arasındaki çocuklar için uygundur. Daha küçük çocuklarda ebeveynin seansa aktif katıldığı Theraplay® gibi yaklaşımlar öne çıkar; daha büyük çocuklarda oyun, sanat ve konuşmanın birlikte kullanıldığı yöntemler tercih edilebilir. Uygun yaklaşım ilk değerlendirmede belirlenir.
Oyun terapisinde çocuk oynar, ama bu oyun terapistin eşliğinde ve belirli bir kuramsal çerçevede anlam kazanır. Terapist oyundaki temaları izler, duyguları adlandırır ve çocuğun ihtiyacına göre yanıt verir. Çocuk için oyun, yetişkinler için konuşmanın karşılığıdır.
Oyun terapisinin ne kadar süreceği; çocuğun ihtiyacına, başvuru nedenine ve sürecin seyrine göre değişir, bu yüzden önceden net bir süre vermek mümkün değildir. Seans sıklığı ve süresi ilk değerlendirmede planlanır. İlerleme, düzenli ebeveyn görüşmeleriyle gözden geçirilir.
Ebeveynin seansa katılımı kullanılan yaklaşıma bağlıdır. Theraplay® gibi bağlanma temelli yaklaşımlarda ebeveyn seansın aktif bir parçasıdır. Çocuk merkezli ve psikodinamik yaklaşımlarda ise çocuk seansa tek başına girer, ebeveynle ayrı görüşmeler yapılır.
Bakırköy'deki Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık'a telefon, WhatsApp veya sitedeki başvuru formu aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Süreç, ebeveynlerle yapılan ilk görüşmeyle başlar. Çocuğunuz için uygun yaklaşım ve uzman bu görüşmenin ardından birlikte belirlenir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir. Çocuğunuzla ilgili kaygılarınızı bir uzmanla görüşün. Acil durumlarda 112'yi arayın.
Kaygınızı kısaca anlatın; ihtiyacı birlikte değerlendirip size ve çocuğunuza uygun uzmanı, uygun zamanı planlayalım.