Otizmin Erken Belirtileri: 0–3 Yaş İçin Rehber
Göz teması, isme dönme, işaret etme ve taklit gibi erken sosyal iletişim becerilerini yaşa göre ele alıyor; hangi işaretlerin değerlendirme gerektirdiğini ve erken desteğin seçeneklerini anlatıyoruz.
Terapiler
Değerlendirme ve Testler
Eğitim ve Aile Desteği
Tüm hizmetlerGelişim ve Duyusal
Etikete takılan, saç kesiminde ağlayan ya da durmadan zıplayan çocuk: Duyusal aşırı tepki, az tepki ve arayış örüntülerini, evde neler yapabileceğinizi ve ergoterapinin rolünü anlatıyoruz.

Kısaca
Duyusal hassasiyet, çocuğun ses, dokunma, hareket, tat, koku ya da ışık gibi uyaranlara yaşıtlarından belirgin biçimde farklı tepki vermesidir. Bazı çocuklar uyaranlara aşırı tepki verir, bazıları onları geç fark eder, bazıları ise yoğun duyusal deneyim arar. Bu örüntüler günlük yaşamı zorlaştırıyorsa ergoterapi değerlendirmesi yol gösterir.
Duyusal hassasiyet, çocuğun ses, dokunma, hareket, tat, koku ya da ışık gibi duyusal uyaranlara yaşıtlarından belirgin biçimde farklı ve günlük yaşamını etkileyecek yoğunlukta tepki vermesidir. Beynimiz her an çevreden ve bedenimizden gelen sayısız duyusal bilgiyi alır, ayıklar ve anlamlandırır; buna duyusal işlemleme denir. Bu işlemleme bazı çocuklarda sesi “fazla açık” ya da “fazla kısık” ayarlanmış bir radyo gibi çalışabilir.
Bilinen beş duyuya ek olarak iki “gizli” duyu da bu süreçte büyük rol oynar:
Herkesin duyusal tercihleri vardır; kimimiz yünlü kazaktan hoşlanmaz, kimimiz kalabalıkta çabuk yorulur. Bu tercihler giyinmeyi, yemeyi, uykuyu, oyunu ya da okula katılımı belirgin biçimde zorlaştırdığında bir uzmana danışmak anlamlı hâle gelir.
Duyusal tepkiler genellikle üç örüntüde ele alınır: aşırı tepki (uyaranı çok yoğun algılayıp kaçınma ya da sıkıntı yaşama), az tepki (uyaranı geç fark etme ya da hiç fark etmeme) ve duyusal arayış (uyaranı sürekli ve yoğun biçimde arama). Aşağıdaki tablo bu örüntülerin farklı duyu alanlarındaki tipik görünümlerini özetler.
| Duyu alanı | Aşırı tepki | Az tepki | Duyusal arayış |
|---|---|---|---|
| İşitme | Elektrik süpürgesi, el kurutma makinesi ya da kalabalık sesinde kulaklarını kapatma, ağlama | Seslenildiğinde geç fark etme, çevredeki seslere ilgisiz görünme | Sesli oyuncakları sürekli kulağına tutma, kendi kendine yüksek ses çıkarma |
| Dokunma | Giysi etiketi, çorap dikişi, ıslak ya da yapışkan dokulardan rahatsızlık | Yüzündeki kiri ya da düşünce oluşan sıyrığı fark etmeme | Her şeye dokunma, kumla ya da hamurla saatlerce oynama, insanlara çok yakın durma |
| Hareket (vestibüler) | Salıncaktan, kaydıraktan, merdivenden korkma; ayakları yerden kesilince huzursuzlanma | Dönünce başı dönmüyormuş gibi görünme, hareketsiz ve durgun olma | Durmadan zıplama, dönme, sallanma, yüksek yerlere tırmanma |
| Beden farkındalığı (proprioseptif) | Sarılmaktan ya da sıkıca tutulmaktan kaçınma | Kalemi çok hafif ya da çok sert bastırma, eşyalara sık çarpma | Kendini yere atma, çarpışma oyunları, sıkıca sarılmayı arama |
| Ağız, tat ve koku | Belirli dokulu besinlerde öğürme, kokulara yoğun tepki | Çok baharatlı ya da çok sıcak yiyecekleri fark etmeme | Yiyecek olmayan nesneleri ağza alma, kalem ya da kıyafet çiğneme |
| Görme | Parlak ışıkta gözlerini kısma, kalabalık görüntülerde dikkatinin dağılması | Ortamdaki görsel ayrıntıları geç fark etme | Dönen ya da parlayan nesnelere uzun süre bakma |
Aynı çocukta bir alanda aşırı tepki, diğerinde arayış görülebilir; örneğin seslere çok hassas bir çocuk durmadan zıplamak isteyebilir. Tepkiler gün içinde de değişir: Yorgunluk, açlık, uykusuzluk ya da yoğun bir gün, çocuğun tolerans eşiğini düşürür.
Duyusal hassasiyet günlük hayatta çoğunlukla “huysuzluk”, “nazlılık” ya da “yaramazlık” gibi görünen tepkilerle kendini gösterir; oysa çocuk çoğu zaman kendisi için gerçekten rahatsız edici olan bir uyarana tepki verir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
Kıyafet etiketini kesmeden giymeyen, çorabın dikiş yerini düzeltmeden ayakkabı giymeyen, hep aynı yumuşak eşofmanı isteyen çocuklar sık görülür. Tırnak kesme, saç tarama, diş fırçalama ve yüz yıkama, dokunma ve ses hassasiyeti olan çocuklar için her seferinde zorlu anlara dönüşebilir. Saç kesimi ise özellikle zordur: Makinenin sesi ve titreşimi, boyna düşen kıllar ve önlüğün baskısı aynı anda yaşanır.
Doğum günleri, alışveriş merkezleri, okul koridorları ya da tuvaletlerdeki el kurutma makineleri bazı çocuklar için yoğun bir uyaran yükü demektir. Çocuk kulaklarını kapatabilir, ortamdan kaçmak isteyebilir ya da bir süre sonra ağlama ve öfke patlamasıyla tepki verebilir. Duyusal yüklenmeyle gelen bu tepkilerin bazıları dışarıdan öfke nöbetleri gibi görünür.
Kimi çocuk parkta salıncağa binmek istemez, merdiven inerken tırabzana sıkıca tutunur. Kimi ise koltuktan koltuğa atlar, durmadan döner, sallanmadan oturamaz ve tehlikeyi fark etmiyor gibi görünür. Her iki durumda da çocuğun hareketle ilişkisi, oyun ve öğrenme ortamlarına katılımını etkileyebilir.
Ağız içi duyarlılığı olan çocuklar karışık kıvamlı yemekler, topaklı yoğurt ya da lifli et gibi belirli dokuları reddedebilir. Bu durum zamanla besin çeşitliliğini daraltabilir; konuyu seçici yeme mi, beslenme problemi mi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Duyu bütünleme, beynin farklı duyulardan gelen bilgileri bir araya getirip anlamlı ve uyumlu bir yanıta dönüştürmesidir; duyusal hassasiyet ise bu sürecin bazı çocuklarda farklı işlediğini gösteren görünür işaretlerden biridir. Duyu bütünleme kuramı, ergoterapist A. Jean Ayres'in çalışmalarına dayanır.
Bir çocuğun top yakalaması bile pek çok duyunun birlikte çalışmasını gerektirir: Gözler topu izler, vestibüler sistem dengeyi korur, proprioseptif sistem kolların konumunu ayarlar. Bu bütünleme zorlandığında yalnız duyusal tepkiler değil; denge, motor planlama (praksis), dikkat ve duygusal düzenleme de etkilenebilir.
Duyu bütünleme terapisi, ergoterapist eşliğinde, oyun temelli ve çocuğun ihtiyacına göre ayarlanmış duyusal deneyimlerle yürütülür. Amaç çocuğu uyaranlara “alışsın” diye zorlamak değil, sinir sisteminin bu uyaranları daha rahat düzenlemesine ve çocuğun günlük etkinliklere katılımına destek olmaktır.
Duyusal hassasiyet tek başına otizm ya da DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) işareti değildir. Duyusal işlemleme farklılıkları otizm spektrumundaki çocuklarda ve DEHB'si olan çocuklarda sık görülebilir; ancak herhangi bir tanısı olmayan pek çok çocukta da tek başına bulunabilir.
DSM-5, olağandışı duyusal tepkileri otizm spektrum bozukluğunun tanı ölçütleri arasında sayar; ama duyusal işlemleme güçlüğünü ayrı bir tanı başlığı olarak tanımlamaz. Bu nedenle ergoterapi değerlendirmesi bir tanı koymaz; çocuğun duyusal örüntülerini ve bunların günlük yaşama etkisini ortaya koyar. Sosyal iletişim ya da dikkatle ilgili ek endişeleriniz varsa otizmin erken belirtileri ve DEHB belirtileri yazılarımız yol gösterebilir; tanı değerlendirmesini ise çocuk ve ergen psikiyatristi yapar.
Evde duyusal destek, çocuğun zorlandığı uyaranları öngörülebilir ve güvenli hâle getirmek, ihtiyaç duyduğu duyusal girdiyi de uygun yollarla sağlamaktır. Aşağıdaki fikirler genel önerilerdir; çocuğunuza uygun olanları kendi gözleminize ve uzman önerisine göre seçin.
Bir öneri çocuğunuzu daha da huzursuz ediyorsa bırakın; duyusal destek her çocukta farklı işler.
Ergoterapi (iş ve uğraşı terapisi) değerlendirmesinde çocuğun duyusal tepkileri, motor becerileri ve günlük yaşama katılımı standart ölçekler, aile görüşmesi ve oyun içinde gözlemle birlikte incelenir. Amaç bir etiket koymak değil, çocuğun neden zorlandığını ve nasıl desteklenebileceğini anlamaktır.
Merkezimizde değerlendirmeyi Ergoterapist Ayşegül Gitmez yürütür. Kullanılan başlıca araçlar şunlardır:
Test sonuçları tek başına bir tanı değildir; klinik görüşme ve gözlemle birlikte yorumlanır. Değerlendirmenin ardından gerekirse ergoterapi ve duyu bütünleme çalışmalarını, ev programını ve okul için önerileri içeren bireyselleştirilmiş bir plan hazırlanır. Seans sıklığı ve süresi ilk değerlendirmede, çocuğun ihtiyacına göre planlanır.
Duyusal tepkiler çocuğunuzun ya da ailenizin günlük yaşamını düzenli olarak zorlaştırıyorsa bir ergoterapistle görüşmek iyi bir adımdır. Şu durumlarda değerlendirme istemenizi öneririz:
Bakırköy'deki Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık'ta süreç bir ilk görüşmeyle başlar; çocuğunuzun ihtiyacını birlikte anlar, gerekirse ergoterapi, psikoloji ve diğer alanlardaki uzmanlarımızla bütüncül bir plan oluştururuz. Duyusal farklılıklar çocuğunuzun “zor” bir çocuk olduğu anlamına gelmez; doğru anlaşıldığında onu desteklemek çok daha kolaydır.
Duyusal hassasiyet bazı çocuklarda sinir sistemi olgunlaştıkça hafifleyebilir, bazılarında ise farklı biçimlerde sürebilir. Çocuk büyüdükçe kendini düzenleme stratejileri geliştirdiğinde duyusal hassasiyetin günlük yaşama etkisi genellikle azalır. Ne kadar süreceğini önceden söylemek mümkün değildir; günlük yaşamı zorlaştırıyorsa beklemek yerine değerlendirme istemek daha yararlıdır.
Hayır, saç kesiminde ağlamak küçük çocuklarda sık görülür ve çoğu zaman yabancı ortamla ya da hareketsiz kalma zorunluluğuyla ilgilidir. Duyusal hassasiyetten söz edebilmek için benzer yoğun tepkilerin giyinme, banyo, ses ya da dokunma gibi farklı günlük durumlarda da süregen biçimde görülmesi gerekir. Emin değilseniz gözlemlerinizi bir ergoterapistle paylaşabilirsiniz.
Gürültü önleyici kulaklık, düğün ya da kalabalık bir etkinlik gibi çok yüksek sesli ortamlarda geçici bir destek olarak yararlı olabilir. Ancak gün boyu kullanıldığında çocuğun günlük seslere alışma fırsatını azaltabilir. Ne zaman ve ne kadar kullanılacağını çocuğunuzu değerlendiren ergoterapistle birlikte planlamanız önerilir.
Hareket arayan çocuğu sürekli durdurmaya çalışmak çoğu zaman huzursuzluğu artırır. Bunun yerine zıplama, taşıma, itme ve çekme gibi güvenli hareket fırsatlarını günün belirli anlarına yerleştirmek daha işe yarar. Hareket ihtiyacının bir dikkat güçlüğüyle birlikte görülüp görülmediği ise uzman değerlendirmesiyle anlaşılır.
Duyusal değerlendirme bebeklik döneminden itibaren yapılabilir; bebekler, okul öncesi çocuklar ve okul çağındaki çocuklar için yaşa uygun farklı araçlar vardır. Merkezimizde bebeklik dönemi için Bebeklerde Duyusal Fonksiyonlar Testi, daha büyük çocuklar için Duyusal Profil ile Duyusal Bütünleme ve Praksis Testi kullanılır. Hangi aracın uygun olduğuna ilk görüşmede çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre karar verilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir. Çocuğunuzla ilgili kaygılarınızı bir uzmanla görüşün. Acil durumlarda 112'yi arayın.
Kaygınızı kısaca anlatın; ihtiyacı birlikte değerlendirip size ve çocuğunuza uygun uzmanı, uygun zamanı planlayalım.