Bakırköy, Cevizlik · Huban Sok. No: 25 Pazartesi – Cuma 09.00 – 20.00 · Cumartesi 09.00 – 19.00 0553 061 47 45

Gelişim ve Duyusal

Çocuklarda Duyusal Hassasiyet: Ses, Dokunma ve Hareket

Etikete takılan, saç kesiminde ağlayan ya da durmadan zıplayan çocuk: Duyusal aşırı tepki, az tepki ve arayış örüntülerini, evde neler yapabileceğinizi ve ergoterapinin rolünü anlatıyoruz.

Kısaca

Duyusal hassasiyet, çocuğun ses, dokunma, hareket, tat, koku ya da ışık gibi uyaranlara yaşıtlarından belirgin biçimde farklı tepki vermesidir. Bazı çocuklar uyaranlara aşırı tepki verir, bazıları onları geç fark eder, bazıları ise yoğun duyusal deneyim arar. Bu örüntüler günlük yaşamı zorlaştırıyorsa ergoterapi değerlendirmesi yol gösterir.

Çocuklarda duyusal hassasiyet nedir?

Duyusal hassasiyet, çocuğun ses, dokunma, hareket, tat, koku ya da ışık gibi duyusal uyaranlara yaşıtlarından belirgin biçimde farklı ve günlük yaşamını etkileyecek yoğunlukta tepki vermesidir. Beynimiz her an çevreden ve bedenimizden gelen sayısız duyusal bilgiyi alır, ayıklar ve anlamlandırır; buna duyusal işlemleme denir. Bu işlemleme bazı çocuklarda sesi “fazla açık” ya da “fazla kısık” ayarlanmış bir radyo gibi çalışabilir.

Bilinen beş duyuya ek olarak iki “gizli” duyu da bu süreçte büyük rol oynar:

  • Vestibüler duyu: İç kulaktaki denge sistemi aracılığıyla hareketi, hızı ve başın konumunu algılar. Sallanmak, dönmek, kaydıraktan kaymak bu duyuyu uyarır.
  • Proprioseptif duyu: Kas ve eklemlerden gelen bilgiyle bedenin nerede olduğunu ve ne kadar güç kullanıldığını algılar. İtmek, çekmek, taşımak ve zıplamak bu duyuyu besler.

Herkesin duyusal tercihleri vardır; kimimiz yünlü kazaktan hoşlanmaz, kimimiz kalabalıkta çabuk yorulur. Bu tercihler giyinmeyi, yemeyi, uykuyu, oyunu ya da okula katılımı belirgin biçimde zorlaştırdığında bir uzmana danışmak anlamlı hâle gelir.

Duyusal aşırı tepki, az tepki ve arayış örüntüleri nasıl ayrılır?

Duyusal tepkiler genellikle üç örüntüde ele alınır: aşırı tepki (uyaranı çok yoğun algılayıp kaçınma ya da sıkıntı yaşama), az tepki (uyaranı geç fark etme ya da hiç fark etmeme) ve duyusal arayış (uyaranı sürekli ve yoğun biçimde arama). Aşağıdaki tablo bu örüntülerin farklı duyu alanlarındaki tipik görünümlerini özetler.

Duyu alanıAşırı tepkiAz tepkiDuyusal arayış
İşitmeElektrik süpürgesi, el kurutma makinesi ya da kalabalık sesinde kulaklarını kapatma, ağlamaSeslenildiğinde geç fark etme, çevredeki seslere ilgisiz görünmeSesli oyuncakları sürekli kulağına tutma, kendi kendine yüksek ses çıkarma
DokunmaGiysi etiketi, çorap dikişi, ıslak ya da yapışkan dokulardan rahatsızlıkYüzündeki kiri ya da düşünce oluşan sıyrığı fark etmemeHer şeye dokunma, kumla ya da hamurla saatlerce oynama, insanlara çok yakın durma
Hareket (vestibüler)Salıncaktan, kaydıraktan, merdivenden korkma; ayakları yerden kesilince huzursuzlanmaDönünce başı dönmüyormuş gibi görünme, hareketsiz ve durgun olmaDurmadan zıplama, dönme, sallanma, yüksek yerlere tırmanma
Beden farkındalığı (proprioseptif)Sarılmaktan ya da sıkıca tutulmaktan kaçınmaKalemi çok hafif ya da çok sert bastırma, eşyalara sık çarpmaKendini yere atma, çarpışma oyunları, sıkıca sarılmayı arama
Ağız, tat ve kokuBelirli dokulu besinlerde öğürme, kokulara yoğun tepkiÇok baharatlı ya da çok sıcak yiyecekleri fark etmemeYiyecek olmayan nesneleri ağza alma, kalem ya da kıyafet çiğneme
GörmeParlak ışıkta gözlerini kısma, kalabalık görüntülerde dikkatinin dağılmasıOrtamdaki görsel ayrıntıları geç fark etmeDönen ya da parlayan nesnelere uzun süre bakma

Aynı çocukta bir alanda aşırı tepki, diğerinde arayış görülebilir; örneğin seslere çok hassas bir çocuk durmadan zıplamak isteyebilir. Tepkiler gün içinde de değişir: Yorgunluk, açlık, uykusuzluk ya da yoğun bir gün, çocuğun tolerans eşiğini düşürür.

Duyusal hassasiyet günlük hayatta nasıl görünür?

Duyusal hassasiyet günlük hayatta çoğunlukla “huysuzluk”, “nazlılık” ya da “yaramazlık” gibi görünen tepkilerle kendini gösterir; oysa çocuk çoğu zaman kendisi için gerçekten rahatsız edici olan bir uyarana tepki verir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

Giyinme ve öz bakım

Kıyafet etiketini kesmeden giymeyen, çorabın dikiş yerini düzeltmeden ayakkabı giymeyen, hep aynı yumuşak eşofmanı isteyen çocuklar sık görülür. Tırnak kesme, saç tarama, diş fırçalama ve yüz yıkama, dokunma ve ses hassasiyeti olan çocuklar için her seferinde zorlu anlara dönüşebilir. Saç kesimi ise özellikle zordur: Makinenin sesi ve titreşimi, boyna düşen kıllar ve önlüğün baskısı aynı anda yaşanır.

Ses ve kalabalık ortamlar

Doğum günleri, alışveriş merkezleri, okul koridorları ya da tuvaletlerdeki el kurutma makineleri bazı çocuklar için yoğun bir uyaran yükü demektir. Çocuk kulaklarını kapatabilir, ortamdan kaçmak isteyebilir ya da bir süre sonra ağlama ve öfke patlamasıyla tepki verebilir. Duyusal yüklenmeyle gelen bu tepkilerin bazıları dışarıdan öfke nöbetleri gibi görünür.

Hareket ve oyun

Kimi çocuk parkta salıncağa binmek istemez, merdiven inerken tırabzana sıkıca tutunur. Kimi ise koltuktan koltuğa atlar, durmadan döner, sallanmadan oturamaz ve tehlikeyi fark etmiyor gibi görünür. Her iki durumda da çocuğun hareketle ilişkisi, oyun ve öğrenme ortamlarına katılımını etkileyebilir.

Sofra

Ağız içi duyarlılığı olan çocuklar karışık kıvamlı yemekler, topaklı yoğurt ya da lifli et gibi belirli dokuları reddedebilir. Bu durum zamanla besin çeşitliliğini daraltabilir; konuyu seçici yeme mi, beslenme problemi mi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Duyusal hassasiyetin duyu bütünlemeyle ilişkisi nedir?

Duyu bütünleme, beynin farklı duyulardan gelen bilgileri bir araya getirip anlamlı ve uyumlu bir yanıta dönüştürmesidir; duyusal hassasiyet ise bu sürecin bazı çocuklarda farklı işlediğini gösteren görünür işaretlerden biridir. Duyu bütünleme kuramı, ergoterapist A. Jean Ayres'in çalışmalarına dayanır.

Bir çocuğun top yakalaması bile pek çok duyunun birlikte çalışmasını gerektirir: Gözler topu izler, vestibüler sistem dengeyi korur, proprioseptif sistem kolların konumunu ayarlar. Bu bütünleme zorlandığında yalnız duyusal tepkiler değil; denge, motor planlama (praksis), dikkat ve duygusal düzenleme de etkilenebilir.

Duyu bütünleme terapisi, ergoterapist eşliğinde, oyun temelli ve çocuğun ihtiyacına göre ayarlanmış duyusal deneyimlerle yürütülür. Amaç çocuğu uyaranlara “alışsın” diye zorlamak değil, sinir sisteminin bu uyaranları daha rahat düzenlemesine ve çocuğun günlük etkinliklere katılımına destek olmaktır.

Duyusal hassasiyet otizm ya da DEHB işareti midir?

Duyusal hassasiyet tek başına otizm ya da DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) işareti değildir. Duyusal işlemleme farklılıkları otizm spektrumundaki çocuklarda ve DEHB'si olan çocuklarda sık görülebilir; ancak herhangi bir tanısı olmayan pek çok çocukta da tek başına bulunabilir.

DSM-5, olağandışı duyusal tepkileri otizm spektrum bozukluğunun tanı ölçütleri arasında sayar; ama duyusal işlemleme güçlüğünü ayrı bir tanı başlığı olarak tanımlamaz. Bu nedenle ergoterapi değerlendirmesi bir tanı koymaz; çocuğun duyusal örüntülerini ve bunların günlük yaşama etkisini ortaya koyar. Sosyal iletişim ya da dikkatle ilgili ek endişeleriniz varsa otizmin erken belirtileri ve DEHB belirtileri yazılarımız yol gösterebilir; tanı değerlendirmesini ise çocuk ve ergen psikiyatristi yapar.

Evde duyusal destek için neler yapabilirsiniz?

Evde duyusal destek, çocuğun zorlandığı uyaranları öngörülebilir ve güvenli hâle getirmek, ihtiyaç duyduğu duyusal girdiyi de uygun yollarla sağlamaktır. Aşağıdaki fikirler genel önerilerdir; çocuğunuza uygun olanları kendi gözleminize ve uzman önerisine göre seçin.

  1. Önceden haber verin. Saç kesimi, banyo ya da kalabalık bir ziyaret öncesinde ne olacağını kısa ve somut cümlelerle anlatın; resimli bir sıra kartı da kullanabilirsiniz.
  2. Rutinleri sabitleyin. Benzer saatlerde ve benzer sırayla yapılan günlük işler, sinir sisteminin daha az yüklenmesine yardımcı olur.
  3. “Ağır iş” etkinliklerine yer açın. Market poşeti taşımak, sandalye itmek, oyun hamuru yoğurmak, halat çekmek gibi kas ve eklemleri çalıştıran işler birçok çocuğu sakinleştirir.
  4. Hareket molaları verin. Hareket arayan çocuğa masa başı etkinlik öncesinde zıplama, emekleme yarışı ya da hayvan yürüyüşleri gibi kısa hareket fırsatları tanıyın.
  5. Sakin bir köşe oluşturun. Loş ışıklı, yastıklı, az uyaranlı bir köşe, çocuğun yüklendiğinde kendini toparlayabileceği bir alan olur.
  6. Giysileri birlikte seçin. Etiketsiz, dikişsiz ve çocuğun rahat ettiği kumaşları tercih edin; yeni bir kıyafeti önce evde kısa süreler denetin.
  7. Öz bakımı oyunlaştırın. Diş fırçalamadan önce ağız çevresine sıkı ve net dokunuşlar, banyodan sonra havluyla sıkıca sarma gibi derin basınç içeren adımlar bazı çocuklara iyi gelir.
  8. Yeni dokuları zorlamadan tanıştırın. Kuru kum, pirinç ya da fasulye kutusundan başlayıp ıslak dokulara yavaş yavaş geçin; çocuk istemediğinde ısrar etmeyin.
  9. Gözlem defteri tutun. Çocuğun hangi durumda, hangi uyarana, nasıl tepki verdiğini not etmek hem örüntüyü görmenizi kolaylaştırır hem de değerlendirmede çok işe yarar.

Bir öneri çocuğunuzu daha da huzursuz ediyorsa bırakın; duyusal destek her çocukta farklı işler.

Ergoterapi değerlendirmesinde neler yapılır?

Ergoterapi (iş ve uğraşı terapisi) değerlendirmesinde çocuğun duyusal tepkileri, motor becerileri ve günlük yaşama katılımı standart ölçekler, aile görüşmesi ve oyun içinde gözlemle birlikte incelenir. Amaç bir etiket koymak değil, çocuğun neden zorlandığını ve nasıl desteklenebileceğini anlamaktır.

Merkezimizde değerlendirmeyi Ergoterapist Ayşegül Gitmez yürütür. Kullanılan başlıca araçlar şunlardır:

  • Duyusal Profil: Ebeveynin, çocuğun günlük hayattaki duyusal tepkilerine ilişkin doldurduğu standart bir ölçektir; aşırı tepki, az tepki ve arayış örüntülerini ortaya koyar.
  • Duyusal Bütünleme ve Praksis Testi: Duyusal algı ile motor planlama becerilerini çocukla birebir uygulanan görevlerle değerlendirir.
  • Bebeklerde Duyusal Fonksiyonlar Testi (BDFT): Bebeklik dönemindeki duyusal tepkileri değerlendirmek için kullanılır.
  • PEDI ve KAPÖ: Çocuğun öz bakım ve günlük yaşam etkinliklerine katılımını ve ailenin öncelik verdiği hedefleri belirlemeye yardımcı olur.

Test sonuçları tek başına bir tanı değildir; klinik görüşme ve gözlemle birlikte yorumlanır. Değerlendirmenin ardından gerekirse ergoterapi ve duyu bütünleme çalışmalarını, ev programını ve okul için önerileri içeren bireyselleştirilmiş bir plan hazırlanır. Seans sıklığı ve süresi ilk değerlendirmede, çocuğun ihtiyacına göre planlanır.

Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?

Duyusal tepkiler çocuğunuzun ya da ailenizin günlük yaşamını düzenli olarak zorlaştırıyorsa bir ergoterapistle görüşmek iyi bir adımdır. Şu durumlarda değerlendirme istemenizi öneririz:

  • Giyinme, banyo, saç ya da tırnak kesimi neredeyse her seferinde krize dönüşüyorsa
  • Çocuğunuz doğum günü, park ya da okul gibi ortamlardan ses veya kalabalık nedeniyle kaçınıyorsa
  • Sık düşüp çarpıyor, tehlikeyi fark etmiyor ya da durmadan hareket arıyorsa
  • Kabul ettiği yiyecek dokuları giderek azalıyorsa
  • Uykuya dalma ve uyku düzeni duyusal huzursuzlukla belirgin biçimde bozuluyorsa
  • Öğretmeni, sınıfta oturma, dikkat ya da arkadaş ilişkilerinde zorlandığını söylüyorsa

Bakırköy'deki Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık'ta süreç bir ilk görüşmeyle başlar; çocuğunuzun ihtiyacını birlikte anlar, gerekirse ergoterapi, psikoloji ve diğer alanlardaki uzmanlarımızla bütüncül bir plan oluştururuz. Duyusal farklılıklar çocuğunuzun “zor” bir çocuk olduğu anlamına gelmez; doğru anlaşıldığında onu desteklemek çok daha kolaydır.

Sık sorulan sorular

Duyusal hassasiyet yaşla birlikte geçer mi?

Duyusal hassasiyet bazı çocuklarda sinir sistemi olgunlaştıkça hafifleyebilir, bazılarında ise farklı biçimlerde sürebilir. Çocuk büyüdükçe kendini düzenleme stratejileri geliştirdiğinde duyusal hassasiyetin günlük yaşama etkisi genellikle azalır. Ne kadar süreceğini önceden söylemek mümkün değildir; günlük yaşamı zorlaştırıyorsa beklemek yerine değerlendirme istemek daha yararlıdır.

Saç kesiminde ağlayan her çocukta duyusal hassasiyet var mıdır?

Hayır, saç kesiminde ağlamak küçük çocuklarda sık görülür ve çoğu zaman yabancı ortamla ya da hareketsiz kalma zorunluluğuyla ilgilidir. Duyusal hassasiyetten söz edebilmek için benzer yoğun tepkilerin giyinme, banyo, ses ya da dokunma gibi farklı günlük durumlarda da süregen biçimde görülmesi gerekir. Emin değilseniz gözlemlerinizi bir ergoterapistle paylaşabilirsiniz.

Gürültü önleyici kulaklık kullanmak doğru mu?

Gürültü önleyici kulaklık, düğün ya da kalabalık bir etkinlik gibi çok yüksek sesli ortamlarda geçici bir destek olarak yararlı olabilir. Ancak gün boyu kullanıldığında çocuğun günlük seslere alışma fırsatını azaltabilir. Ne zaman ve ne kadar kullanılacağını çocuğunuzu değerlendiren ergoterapistle birlikte planlamanız önerilir.

Durmadan hareket eden çocuğu durdurmalı mıyım?

Hareket arayan çocuğu sürekli durdurmaya çalışmak çoğu zaman huzursuzluğu artırır. Bunun yerine zıplama, taşıma, itme ve çekme gibi güvenli hareket fırsatlarını günün belirli anlarına yerleştirmek daha işe yarar. Hareket ihtiyacının bir dikkat güçlüğüyle birlikte görülüp görülmediği ise uzman değerlendirmesiyle anlaşılır.

Duyusal değerlendirme kaç yaşında yapılabilir?

Duyusal değerlendirme bebeklik döneminden itibaren yapılabilir; bebekler, okul öncesi çocuklar ve okul çağındaki çocuklar için yaşa uygun farklı araçlar vardır. Merkezimizde bebeklik dönemi için Bebeklerde Duyusal Fonksiyonlar Testi, daha büyük çocuklar için Duyusal Profil ile Duyusal Bütünleme ve Praksis Testi kullanılır. Hangi aracın uygun olduğuna ilk görüşmede çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre karar verilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir. Çocuğunuzla ilgili kaygılarınızı bir uzmanla görüşün. Acil durumlarda 112'yi arayın.

İlk adımı birlikte atalım.

Kaygınızı kısaca anlatın; ihtiyacı birlikte değerlendirip size ve çocuğunuza uygun uzmanı, uygun zamanı planlayalım.

WhatsApp Ara Randevu