Ergenlikte duygu dalgalanmaları beklenir; peki ne zaman daha fazlası olabilir? Depresyonu olağan ergenlikten ayıran işaretleri, gençle konuşmanın yollarını, değerlendirme sürecini ve acil durumda yapılacakları anlatıyoruz.
Alfa Mind Editör Ekibi9 dk okuma
Kısaca
Ergenlerde depresyon, belirtileri en az iki hafta boyunca neredeyse her gün süren ve gencin duygularını, uykusunu, okulunu ve ilişkilerini etkileyen bir duygudurum sorunudur. Ergenlerde üzgün bir ruh hâli yerine huzursuzluk ve öfke de öne çıkabilir. Olağan ergenlik dalgalanmaları ise kısa sürer ve günlük yaşamı bozmaz. Tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar; depresyon tedavi edilebilen bir durumdur.
Ergenlerde depresyon nedir?
Ergenlerde depresyon, gencin duygularını, düşüncelerini, bedenini ve günlük yaşamını haftalar boyunca etkileyen bir duygudurum sorunudur; geçici bir keyifsizlikten ya da "ergenlik huysuzluğundan" farklıdır. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabı DSM-5'te depresyon tanısı için belirtilerin en az iki hafta boyunca, neredeyse her gün sürmesi ölçüt olarak aranır. Aynı el kitabı, çocuk ve ergenlerde çökkün (üzgün, karamsar) duygudurum yerine huzursuz ve öfkeli, yani irritabl bir duygudurumun öne çıkabileceğini de belirtir.
Bu nedenle depresyondaki bir genç her zaman ağlayan ya da üzgün görünen biri olmayabilir. Sık sık parlayan, en küçük şeye sinirlenen, her şeye itiraz eden ya da odasından çıkmak istemeyen bir genç olarak da karşınıza çıkabilir. Bu tablo kolayca tembellik, inat ya da şımarıklık sanılabilir. Oysa depresyon bir irade zayıflığı ya da gencin "isterse bırakabileceği" bir tutum değildir; gencin kendisinin de adını koyamadığı bir yük olabilir.
Belirtiler tek başına tanı anlamına gelmez. Depresyon tanısını, gençle ve aileyle yapılan ayrıntılı görüşmelerin ardından bir hekim koyar; çocuk ve ergenlerde bu değerlendirmeyi çocuk ve ergen psikiyatristi yapar.
Ergenlik mi, depresyon mu: Fark nasıl anlaşılır?
Olağan ergenlik dalgalanmasını depresyondan ayırmada üç soru yol gösterir: Değişiklik ne kadar sürüyor, hayatın kaç alanına yayılmış ve gencin günlük işleyişini ne ölçüde bozuyor?
Süre: Ergenlikteki kötü ruh hâli genellikle saatler ya da birkaç gün içinde geçer. Haftalardır süren ve geçmeyen bir değişiklik daha dikkatli bakmayı gerektirir.
Yaygınlık: Yalnız evde, yalnız ailesine karşı görülen bir huysuzluk ile okulda, arkadaşlarıyla ve hobilerinde de kendini gösteren bir isteksizlik aynı şey değildir.
İşlevsellik: Genç, ruh hâli değişse de okuluna gidiyor, arkadaşlarıyla görüşüyor ve sevdiği şeyleri yapmaya devam ediyorsa bu daha çok olağan bir dalgalanmayı düşündürür. Ders çalışamıyor, sabahları kalkamıyor ve kimseyle görüşmek istemiyorsa işlevsellik bozulmuş olabilir.
Alan
Olağan ergenlik dalgalanması
Uzman değerlendirmesi gerektirebilecek işaretler
Ruh hâli
Kötü ruh hâli saatler ya da birkaç gün sürer, sonra toparlanır
İki haftadan uzun süren, neredeyse her gün devam eden mutsuzluk, isteksizlik ya da öfke
Keyif alma
Bazı eski ilgilerini bırakıp yenilerine yönelir
Hiçbir şeyden keyif almaz; eskiden sevdiği etkinlikler de onu canlandırmaz
Arkadaşlık
Aileden biraz uzaklaşır ama arkadaşlarıyla görüşmeyi sürdürür
Arkadaşlarından da çekilir, mesajlara yanıt vermez, kimseyle görüşmek istemez
Uyku
Geç yatıp geç kalkmaya eğilimlidir; biyolojik saat ileri kayar
Belirgin uykusuzluk ya da çok uzun uyumasına rağmen dinlenmemiş uyanma
İştah
Yeme alışkanlıkları dönem dönem değişir
İştahta ya da kiloda belirgin ve süregen değişiklik
Okul
Bazı derslerde iniş çıkışlar, motivasyonda dalgalanma
Notlarda belirgin düşüş, ödevleri bırakma, okula gitmek istememe
Kendine bakış
Zaman zaman kendini beğenmeme, alınganlık
Süregen değersizlik ve suçluluk duyguları, "hiçbir şeyin anlamı yok" gibi umutsuz sözler
Tablo bir tanı aracı değildir; neye dikkat etmeniz gerektiğini gösterir. Uzman değerlendirmesi sütunundaki işaretlerden birkaçı birlikte ve haftalardır görülüyorsa bir uzmanla konuşmak yerinde olur.
Ergenlerde depresyon belirtileri nelerdir?
Ergenlerde depresyon belirtileri duygularda, düşüncelerde, bedende ve gencin sosyal ve okul yaşamında kendini gösterebilir; her gençte aynı belirtiler aynı yoğunlukta görülmez.
Duygusal belirtiler
Sürekli üzgün, boş ya da karamsar hissetme
Kolay sinirlenme, tahammülsüzlük, sık öfke patlamaları
Eskiden sevdiği şeylerden zevk alamama (uzmanlar buna anhedoni der)
Sık ağlama ya da tersine hiçbir şey hissetmediğini söyleme
Düşüncelerle ilgili belirtiler
Değersizlik, aşırı suçluluk ve kendini sürekli eleştirme
Dikkatini toplamakta ve karar vermekte zorlanma
Geleceğe dair umutsuzluk, "hiçbir şey düzelmeyecek" düşüncesi
Ölümle ilgili tekrarlayan düşünceler; bu durumda aşağıdaki acil durum bölümüne bakın
Bedensel belirtiler
Uykuya dalamama, gece sık uyanma ya da her zamankinden çok uyuma
İştahta azalma ya da artma, kiloda değişiklik
Sürekli yorgunluk ve enerji düşüklüğü, hareketlerde yavaşlama ya da huzursuzluk
Baş ve karın ağrısı gibi, açık bir tıbbi nedeni bulunmayan bedensel yakınmalar
Sosyal ve okul yaşamındaki belirtiler
Arkadaşlardan ve aile etkinliklerinden çekilme
Okul başarısında düşüş, ödevleri yapamama, okula gitmek istememe
Spor, müzik ya da hobilerini bırakma
Bu belirtilerden bazılarını hemen her ergende zaman zaman görmek mümkündür. Belirleyici olan, birkaçının bir arada, haftalarca ve gencin hayatını zorlaştıracak yoğunlukta görülmesidir. Ruh hâlindeki değişiklik okulda dışlanma ya da akran zorbalığı gibi bir yaşantıyla başladıysa bu konunun da ayrıca ele alınması gerekir. Depresyon bazen belirgin bir neden olmadan da ortaya çıkabilir; bir neden bulamamanız, gencin yaşadığının gerçek olmadığı anlamına gelmez.
Ebeveyn olarak nasıl yaklaşabilirsiniz?
Ebeveyn olarak en değerli katkınız, gence yargılamadan alan açmak, duygularını küçümsememek ve günlük yaşamın temel ritmini korumasına yardım etmektir; sorunu tek başınıza çözmeniz beklenmez.
Yargılamadan dinleyin. Genç anlatırken düzeltmeden, öğüt vermeden ve kıyaslamadan dinleyin. "Bu gerçekten zor görünüyor" demek, hemen çözüm önermekten çoğu zaman daha çok işe yarar. Ergenle konuşmanın genel ilkelerini ergenle iletişim yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Duygularını küçümsemeyin. "Senin yaşında dert mi olur?" ya da "Bunda üzülecek ne var?" gibi cümleler, gencin bir dahaki sefere anlatmasını zorlaştırır. Size küçük görünen bir sorun, onun dünyasında çok büyük olabilir.
"Toparlan" demeyin. Depresyon iradeyle kapatılabilecek bir düğme değildir. "Kendini biraz zorla", "Artık toparlan" gibi sözler gencin suçluluk duygusunu artırabilir. Bunun yerine küçük ve ulaşılabilir adımları birlikte planlayın: kısa bir yürüyüşe çıkmak, bir arkadaşa mesaj atmak ya da tek bir ödevi bitirmek gibi.
Günlük rutini destekleyin. Düzenli yatma ve kalkma saatleri, aile sofrası, gün ışığında biraz zaman geçirmek ve hareket etmek gence tutunacak bir çerçeve sunar. Bu adımlar profesyonel desteğin yerini tutmaz, ama sürecin önemli bir parçasıdır.
Ekranı ve uykuyu birlikte ele alın. Gece geç saatlere uzayan ekran kullanımı uykuyu geciktirebilir; uykusuzluk da ruh hâlini olumsuz etkileyebilir. Yasak ilan etmek yerine telefonun gece ortak alanda şarj edilmesi gibi kuralları gençle birlikte belirleyin. Ekrana gömülmenin bazen sorunun nedeni değil, zor duygulardan uzaklaşmanın bir yolu olabileceğini de akılda tutun. Yaşa göre öneriler için ekran süresi yazımıza bakabilirsiniz.
Okulla iş birliği yapın. Gencin mahremiyetini gözeterek rehber öğretmen ya da sınıf öğretmeniyle konuşmak, okulda neler gözlendiğini anlamanıza yardım eder. Gerekirse ödev ve sınav yükünün geçici olarak düzenlenmesi okulla birlikte değerlendirilebilir.
Kendinize de destek alın. Depresyon yaşayan bir gence eşlik etmek ebeveyni de yorar. Kendi kaygınızı yönetmek ve aile içinde ortak bir tutum geliştirmek için ebeveyn danışmanlığı almak, gence de daha sakin bir zemin sunar.
Ergenle bu konuyu nasıl açabilirsiniz?
Konuyu açmanın en kolay yolu, gözlediğiniz somut bir değişikliği suçlamadan dile getirmek ve merakla sormaktır; tek bir konuşmada her şeyin anlatılmasını beklememek gerekir. Yan yana yapılan bir iş ya da yürüyüş sırasında konuşmak baskıyı azaltır.
Kullanabileceğiniz bazı cümleler:
"Son haftalarda daha yorgun ve keyifsiz görünüyorsun. Merak ediyorum, nasılsın?"
"Eskiden antrenmana gitmeyi çok severdin, bir süredir gitmiyorsun. Bir şey mi değişti?"
"Şu an anlatmak istemeyebilirsin, bu da olur. Hazır olduğunda ben buradayım."
"Ne hissettiğini tam bilmesen de olur; birlikte anlamaya çalışabiliriz."
"Bunu bana anlattığın için teşekkür ederim, kolay olmadığını biliyorum."
"Bu kadar ağır duyguları bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir. Bir görüşmeye ne dersin?"
Genç ilk denemede kısa yanıtlar verebilir ya da konuyu kapatabilir. Bu, konuşmanın başarısız olduğu anlamına gelmez; kapıyı açık bıraktığınızı göstermiş olursunuz. Birkaç gün sonra, baskı kurmadan yeniden yoklayabilirsiniz. Gencin sözlerinde umutsuzluk ya da ölümle ilgili temalar duyarsanız bir sonraki bölümdeki adımlara geçin.
Kendine zarar verme ya da intihar düşüncesini fark ederseniz ne yapmalısınız?
Genç kendine zarar veriyorsa ya da ölümden, yok olmaktan, intihardan söz ediyorsa bunu her zaman ciddiye alın: Sakin kalın, gençle doğrudan konuşun ve onu yalnız bırakmayın.
Acil durumda 112'yi arayın. Gencin hayatı için yakın bir tehlike olduğunu düşünüyorsanız, kendine zarar verdiyse ya da buna yönelik bir plandan söz ediyorsa randevu beklemeyin. 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun; bu sırada onu yalnız bırakmayın.
Ciddiye alın. "Dikkat çekmek istiyor" ya da "Nasılsa geçer" diye düşünmeyin. Gencin bu yöndeki sözleri, taşıdığı yükün bir işareti olabilir.
Doğrudan ve sakin sorun. "Kendine zarar vermeyi ya da ölmeyi düşündüğün oluyor mu?" diye sormak bu düşünceyi doğurmaz; aksine gencin içindekini anlatabilmesine kapı açar.
Yalnız bırakmayın. Risk olduğunu düşündüğünüz dönemde gencin yanında güvendiği bir yetişkin bulunsun.
Erişimi azaltın. Evdeki ilaçları ve kesici aletleri gencin kolayca ulaşamayacağı bir yere kaldırın.
Sır tutma sözü vermeyin. Genç "Kimseye söyleme" dese bile, güvenliği söz konusu olduğunda bir uzmandan yardım alacağınızı nazikçe açıklayın.
Vakit kaybetmeyin. Acil bir tehlike görünmese de en kısa sürede bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun.
Depresyon şüphesinde değerlendirme süreci nasıl işler?
Depresyon şüphesinde değerlendirme, gençle ve aileyle yapılan ayrıntılı görüşmelere dayanır ve çoğu zaman çocuk ve ergen psikiyatristi ile psikoloğun birlikte çalışmasını gerektirir. Bakırköy'deki merkezimizde bu değerlendirmeyi çocuk ve ergen psikiyatristimiz Uzm. Dr. Esengül Kayan yürütür; gerektiğinde psikologlarımızla birlikte çalışılır. Süreç merkezimizin dört aşamalı yapısına göre ilerler:
Başvuru ve ilk görüşme: Başvuru nedeni dinlenir; genç ve aileyle, gerektiğinde ayrı ayrı görüşülür. Gence kendi sözleriyle anlatabileceği bir alan açılır.
Bireyselleştirilmiş planlama: Belirtilerin ne zamandır sürdüğü, ne kadar yoğun olduğu ve okul, aile ve arkadaşlık yaşamını nasıl etkilediği ele alınır. Belirtileri açıklayabilecek tıbbi nedenleri ayırt etmek için gerekirse tetkik istenebilir. Bulgular bir araya getirilerek gencin ihtiyacına uygun bir plan hazırlanır.
Terapi sürecinin başlatılması: Gencin ihtiyacına göre psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı ve okulla iş birliği gibi adımlar başlatılır. İlaç tedavisinin gerekip gerekmediğine yalnız psikiyatrist karar verir; bu karar gençle ve aileyle konuşularak alınır. Psikologlar ilaç yazmaz.
İlerleme takibi ve değerlendirme: Gencin durumu düzenli olarak izlenir, gerekirse plan güncellenir. Seans sıklığı ve süresi ilk değerlendirmede, gencin ihtiyacına göre planlanır.
Psikoterapi, gencin duygularını tanımasına, kendisi ve geleceği hakkındaki olumsuz düşünceleri fark etmesine ve zorluklarla baş etmenin yollarını geliştirmesine yardım eden temel bir destektir. Ergen terapisinde gizlilik önemlidir: Gencin anlattıkları ayrıntılı olarak aileyle paylaşılmaz; güvenliğini tehdit eden bir durum olduğunda ise aile bilgilendirilir. Psikiyatrist ile psikolog arasındaki görev ayrımını psikolog mu, psikiyatrist mi yazımızda anlattık.
Ne zaman bir uzmana başvurmalısınız?
Gencinizdeki keyifsizlik, öfke ya da içe kapanma iki haftadan uzun sürüyorsa, okulunu ve ilişkilerini etkilemeye başladıysa ya da "eski hâline dönmüyor" diye düşünüyorsanız bir uzmana başvurmanın zamanı gelmiştir. Emin olamamanız da yeterli bir nedendir: İlk görüşme, gördüklerinizin olağan bir ergenlik dalgalanması mı yoksa desteğe ihtiyaç duyan bir durum mu olduğunu birlikte anlamak içindir.
Bakırköy'deki Alfa Mind Çocuk ve Aile Danışmanlık'ta çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi, psikoterapi ve ebeveyn danışmanlığı aynı çatı altında yürütülür. Genç uzmana gitmeye henüz hazır değilse, ilk görüşmeyi ebeveyn olarak tek başınıza yapabilirsiniz. Kendine zarar verme ya da intihar düşüncesi gibi acil durumlarda ise randevu beklemeden 112'yi arayın.
Son olarak şunu bilmek önemlidir: Depresyon tedavi edilebilen bir durumdur. Erken fark edilip uygun destekle ele alındığında gençler okullarına, arkadaşlıklarına ve sevdikleri uğraşlara yeniden dönebilir; toparlanmanın hızı her gençte farklıdır. Erken başvurmak, gencin bu yükü daha uzun süre tek başına taşımasının önüne geçer. Gencinizdeki değişikliği fark etmiş ve anlamaya çalışıyor olmanız da önemli bir ilk adımdır.
Sık sorulan sorular
Ergenlerde depresyon belirtileri nelerdir?
Ergenlerde depresyon belirtileri arasında haftalarca süren mutsuzluk ya da öfke, eskiden sevdiği şeylerden zevk almama, uyku ve iştah değişiklikleri, enerji düşüklüğü, arkadaşlardan çekilme ve okul başarısında düşüş sayılabilir. Ergenlerde üzgün görünmek yerine huzursuzluk ve öfke de öne çıkabilir. Bu işaretler tek başına tanı anlamına gelmez; değerlendirmeyi bir uzman yapar.
Ergenlikteki mutsuzluk ne zaman depresyon olabilir?
Olağan ergenlik dalgalanmaları genellikle saatler ya da birkaç gün içinde geçer ve gencin okuluna, arkadaşlıklarına devam etmesine engel olmaz. Mutsuzluk, isteksizlik ya da öfke iki haftadan uzun sürüyor, hayatın birçok alanına yayılıyor ve günlük işleyişi bozuyorsa bir uzman değerlendirmesi gerekir. Tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar.
Depresyondaki ergen ilaç kullanmak zorunda mı?
Hayır, depresyon değerlendirmesi her zaman ilaçla sonuçlanmaz. Gencin ihtiyacına göre psikoterapi, ebeveyn danışmanlığı ve okulla iş birliği planlanabilir. İlaç tedavisinin gerekip gerekmediğine yalnız çocuk ve ergen psikiyatristi, gençle ve aileyle konuşarak karar verir; psikologlar ilaç yazmaz.
Ergene intihar düşüncesini sormak bu düşünceyi tetikler mi?
Hayır. Kendine zarar verme ya da intihar düşüncesini sakin ve doğrudan bir dille sormak bu düşünceyi doğurmaz; aksine gencin içindekini anlatabilmesi için kapı açar. Gencin bu yönde düşünceleri varsa onu yalnız bırakmayın ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun. Acil bir tehlike varsa 112'yi arayın.
Ergenlerde depresyon geçer mi?
Ergenlerde depresyon tedavi edilebilen bir durumdur ve uygun destekle gençler günlük yaşamlarına yeniden dönebilir. Toparlanmanın hızı her gençte farklıdır. Belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine erken başvurmak, gencin bu yükü uzun süre tek başına taşımasını önler.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir. Çocuğunuzla ilgili kaygılarınızı bir uzmanla görüşün. Acil durumlarda 112'yi arayın.